30 Mayıs 2014 Cuma

HAZİRAN PROGRAMIM BELLİ OLDU!!!



7 Mayıs'da Beşiktaş Aydın Üniversitesinde Doğuma hazırlık

İçeriği şöyle;
Hamilelik ve bebeğin gelişim süreci,
Doğum çeşitleri ve doğumun fizyolojisi,
Doğum sırasındaki anestezi çeşitleri, ağrısız doğum,
Doğuma hazırlık
Normal doğum yapmak isteyen anne adayları için, normal doğuma yönelik nefes egzersizleri, ıkınma teknikleri ve masaj teknikleri anlatılacaktır.
Doğum planımız nasıl olmalı?
Babanın doğum planı
Bebek odası hazırlığı ve doğru alışveriş,

Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı
Hamilelik psikolojisi / doğum korkusunu yenmek

Eğitim Tarihi: 7 Haziran 2014 saat 15:00-18:00 arasında olacak.
Eğitim yeri: Aydın Üniversitesi Beşikteş SEM merkezi
Eğitim ücreti:75 TL 

Bu eğitime gelmek isterseniz goksusalman@aydin.edu.tr e-maille kayıt yaptırmanızı rica ederim.
 



15 Haziran 2014 pazar günü saat 11:00-13:00 Bostancı Marga Yaşama merkezinde Doğum Sonrası Bebek eğitimi


Bu eğitim programın da ;
*Bebek Bakımı ile ilgili tüm detaylar anlatılacaktır!!!
 -Göbek bakımı,
-Yeni doğan sarılığı,
-Bebeğin altının değiştirilmesi,
 -Bebeği tutuma ve taşıma,
 -Bebeği giydirme,
 -Yenidoğan refleksleri,
 -Bebeğin yıkanması,
 -Bebeğin gazının çıkarılması,
-Bebek için rahatlatma masajı,
 -Bebeğin aşıları,
-Bebeğin uyku düzeni,
-Bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,
-Bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları ,
-Bebek için alış veriş tüyoları
-bebekle ilk günlerde rutin oluşturma ana başlıkları altında olacaktır.

 Bu eğitimin sonunda elinizde bir planınız oluşmuş olacak. Bebeğinizi nasıl besleyeceksiniz?, Size destek olacak ürünler nelerdir?, bebeğinizi nasıl yıkayacak, altını nasıl temizleyeceksiniz? Kimler ilk günlerde size nasıl destek verebilir? Gibi konuları netleştirmiş olacaksınız. Bunun yanı sıra bebeğiniz için gerçekten neler almalısınız? Bunu da netleştirmiş olacağız.İsteyen anne ve baba bebeklerimiz üzerinde uygulama yapabilecekler..

Eğitim tarihi: 14 Haziran 2014 saat 11:00-13:30
Eğitim yerimiz: 
Vukela Caddesi, Kitapçı Mehmet Efendi Sokak,
Divan Palas Apartmanı, B Blok No: 19 D: 18 Kat: 1
Bostancı İSTANBUL
Telefon
0216 380 57 51
Eğitim Ücreti: 100 TL..( eş ile birlikte )



22 Haziran 2014 saat 11:00-13:00 Emzirme Toplantısı

Bu Emzirme toplantısında Emzirme sürecini ve emzirmeyi kesme sürecini konuşacağız. Ücretsiz bir toplantı olacaktır.
İsterseniz bebeklerinizle gelebilirsiniz.

Eğitim Tarihi: 21 Haziran 2014 saat 11:00-13:00
Eğitim yerimiz: 
Vukela Caddesi, Kitapçı Mehmet Efendi Sokak,
Divan Palas Apartmanı, B Blok No: 19 D: 18 Kat: 1
Bostancı İSTANBUL
Telefon
0216 380 57 51
Eğitim Ücreti :Ücretsizdir.8 Anne ve bebek kontenjanımız bulunmaktadır.O nedenle kayıt yaptırmanız gerekmektedir.


DOĞUM İÇİN HASTANE SEÇİMİ


Hastane seçerken dikkat etmeniz gerekenler:

Size önerilen hastanelerin tümünde bebek ve erişkin yoğun bakım ünitesi ve tüm çağdaş tıbbi olanaklar bulunmalıdır.Otelcilik hizmetleri hastaneler arasında oldukça farklılık göstermektedir, bu nedenle doğum yapacağınız hastaneyi gezmenizde fayda vardır. Bu esnada halihazırda boş oda varsa size gösterilecektir.Doktorunuzla muhtemel doğum tarihini konuşup,beğendiğiniz odayı rezerve ettirebilirsiniz.
Genel anestezi ile sezaryanda eşler hiçbir hastanede doğuma giremezler. Normal doğum ve epidural sezaryanda ise bazı hastaneler doğuma eşleri almazlarken, çoğunda eşler içeri alınabilmektedir. Eşler dışında diğer yakınlar hiçbir şekilde doğuma alınmamaktadır.

Doğum yapacağınız hastanenin "doktor hariç" fiyatını hem normal doğum hem de sezaryan için ayrı ayrı öğrenin. KDV dahil olup olmadığını sorun.Epidural anestezi, ağrı pompası (sezaryan sonrası ağrıları gidermede çok etkilidir ve çoğu durumda kullanılır), sezaryan esnasında doktora yardımcı olacak "asistan doktor", standart dışı oda, pakete dahil olan yatış günü sayısından daha fazla yatış süresi (pakete dahil süre bazı hastanelerde normal doğum için 1, sezaryan için 2 gün, bazılarında ise birer gün daha fazladır) ekstra ücretlendirilir.Sezaryan esnasında uygulanan ekstra prosedürler (tüplerin bağlanması, miyom veya yumurtalık kisti operasyonu ve hatta eski bir ameliyat nedbesinin düzeltilmesi bile) çoğu hastanede ayrıca ücretlendirilir.

Bazı hastaneler "bebek paketi" adı altında ekstra bir ücret talep ederler. Bu ücret çocuk doktoru muayenesi, bebeğe yapılan rutin kan incelemeleri, bebek hemşiresi bakımı ve bazı yerlerde bebeğe uygulanan kalça ultrasonunu (bu inceleme son yıllarda doğuştan kalça çıkığının erken tanısı için uygulanmaktadır, hiç bir risk faktörü olmayan bebeklere rutin olarak yapılmasının gerçekten gerekli olup olmadığı henüz tartışmalıdır. Eğer ailede doğuştan kalça çıkığı öyküsü varsa veya bebek makat gelişi ile doğmuşsa yapılması faydalı olabilir) içerir.Bebek paketi ücreti bazı hastanelerde oldukça yüksek olabilmektedir.Bebekte veya sizde beklenmedik bir sorun çıktığında yapılan incelemeler, uygulanan tedaviler ve hastanede fazladan kalınan günler ayrıca ücretlendirilir.
Onedenle mutlaka bunları seçtiğiniz hastanenin medikal muhasebe bölümünden öğrenebilirsiniz.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

EMZİRMEYİ BIRAKMA KARARI ALMAK!!!



Bebeğimiz doğduğu andan itibaren nasıl emzireceğim, doğru mu emziriyorum,sütüm yetecek mi derken bebeğimiz emmeyi öğreniyor.Herşey yoluna girmiş. Bbebeğimizartık 1.5-2 yaşına gelmeye başladığında bu sefer nasıl emzirmeyi keseceğim sıkıntısı kendini göstermeye başlıyor.
Bu dönemde anne en çok bebğğine zarar vermekten, çok ağlatmadan,onu üzmeden bu işi halletmek istiyor. Amabir yandan da a1.5-2 yıldır sürekliten teması halinde olna bebeğini özgürleştirecek olmayı kafasında oturtamıyor.Onun için Emzirmeyi bırakmak için en doğru zamana karar vermek gerekir.En doğru zaman nedir? diye sorulursa buna anne , bebek ve çocuk doktoru ortak karar vermesini tavsiye ederim.
Artık doğru zaman denilsdiğinde,
ilk olarak anne kendiniduygusal olarak hazırlamalı. Anne bu işte kararsız ise kesinlikle bebği sütten kesemeyecektir.Emzirme; her kadının annelik süreci için farklı duygular yaşadığıu birdönem.Bebebğin anneye bağımlı olması annenin en büyük zafiyeti.Bu durum anneyi o kadar mutlu eder ki, bebeğinden ayrılmak istemez. Eğer bu sürece anne duygusal olarak hazırlamışsa en önemli etkenin hazır olduğunu söyleyebiliriz.
Çocuk da bu döneme hazır olmasıda çok önemli. Hastalık, diş çıkarmaz zamnaı sütten kesmek için ideal zamanlar değildir. Uygun bir dönem seçilip, bu kararı uygulamaya başlanmalıdır.
ilk günden beri anneye bu kadar yakın olan bebek, annesinin teninin kokusuyla rahatladığı,mutlu hissettiği süreci kesmek bebepğe üzüntü verecektir. Alıştığı birşeyi yeniden yaşayamamak onu sinirlendirip,huysuzlaştıracaktır. Bu süreci anne normal diye görüp, bebeğine zaman tanıması çok önemlidir.Bu nedenle bebeğisütten birden kesme çocuğunuzu duygusal anmalda yorabilir.Annensinin onu redetmesini kendisini istemiyor diye kafasına şekillendirebilir.O nedenle aşamalı aşamalı sütten kesmek her zaman içişn en idealidir. Hem anneyi hem de bebeği sıkıntıya sokmaz.Aşamal bırakırken bebk yine sıkıntı yaşar amam birden kesildiğigibi değildir.Önce gündüz sonra gece emzirmelerini kesmelisiniz.Gündüz beslnem aralarını açarak, her geçen gün öğün sayısı azaltılır. Sonra ise gece emzirmsine geçilir.
Bu süreçte anne ve babanın anlayışlı olması,bebeğiyle bol bol ten teması halinde olması çok önemli.Çocuğunuza alacağınız eğlenceli bir bardak emmeyikeserken işinize yarayabilir. Eğlenceli bardaktan süt içmesi teşvik edilebilir.Her bardaktan süt içişinde alkışlanır.Ve büyük bir başarı kazandığını hissettirebilirsiniz. Bu çocuğunuz için bir motivasyon olabilir.
Bazı çocuklarda bu tepkiiyi göremezsiniz. O zaman bardağı ortadan kaldırın. Belki biberonla bebeğinizsüt almaya devamedebilir.
Doğru zaman da ve yöntemlerle başarılan her gelişimsel aşama çocuğunuzun sağlıklı büyümesine zemin hazırlar!!

Göğüslerdebiriken süt emzirmeyikestiğinizde sizirahatsız edebilir. O zaman hafifçesağma yapabilirsiniz.Göğsünüzdeki sütü tamamen boşaltmayın amam.Ardında yapacağınız soğuk kompres de sizin rahatlamanızı sağlayacaktır.eğer sütünüzçok fazla ve birtürlü azalmıyorsadoktorunuza sorarark anne sütünü kesen bir ilaç var. Onu reçete etmesini isteyebilirsisütteniz.

24 Mayıs 2014 Cumartesi

SANCI VE DOĞUMUN GÜCÜ




Sancıların ve gerilimin, doğumun doğal akışında ilerlemesini sağlayan şeyler arasında olduğunu akılda tutmak gerekir. Ağrıyı ortadan kaldırmaya çalışmadan önce, niye iki kere düşünmeniz gerektiğini gösteren şeyler şunlardır;

1- Doğum sancılarına karşı salgılanan stres hormonları bebeğinizin hipoksiye ( kanda oksijen seviyesinin düşmesi)karşı koruduğu gibi akciğerlerini de doğduktan hemen sonra nefes almaya hazırlarlar.

2-''Ağrı anneye rehberlik eder. Genellikle annenin rahatlamak için yaptığı duruş değişiklikleri ve davranışlar aynı zamanda doğum sürecinin gerektiği gibi ilerlemesine veya bebeğin doğabilmek için doğru konum kazanmasına yardımcı olan duruş ve davranışlardır.Ağrıyı ortadan kaldırdığınız zaman, bu geri besleme mekanizmasını da öldürmüş olursunuz.''

3-Ağrıyı ortadan kaldırmak normal doğum için hayati öneme sahip başka geri besleme  döngülerine zarar verir.''rahim boynunda  ve daha sonra pelvik taban kasları ve vaginada bulunan sinirler ağrının yanı sıra, esneme almaçları hipofiz bezine daha fazla oksitosin salgılanması için sinyal gönderir ki bu da doğum sancılarının temposunu arttırır ve rahim boyunun daha da açılmasını sağlar. Ve ıkınma ihtiyacı hissettirir.sinirleri epiduralle uyuşturmanız halinde, bütün bu olumlu geri besleme mekanizmasını da ortadan kaldırmış olursunuz.''

23 Mayıs 2014 Cuma

25 MAYIS DA SAPPHİRE ÇARŞI AİLE BULUŞMASINDAYIM:))


ÇOCUK YAPMAYA KARAR VERDİKTEN SONRA OKUYABİLECEĞİNİZ BLOGGERLAR ,SİTELER VE KİTAPLAR:)

Evlendikten sonra çocuk yapmaya karar vermek her zaman için kolay değildir. İnsanın kafasından bir sürü geçer. Doğru zaman mı, hazır mıyım? gibi...

Bu kararı verirken size bu bilgiler ve kaynaklar yardımcı olabilir:

Artık yaşadığımız bu dönemde her şey de olduğu gibi bebek sahibi olma konusunda da plan yapmak önemli bir konu..Karar verdiğiniz an da hemen o ay bebek sahibi olmak da her zaman mümkün olamıyor. Önemli olan yumurtanızın çatladığı dönemi yakalamak ve ya gebeliği önleyici fark etmeden yaptığımız hatalardan uzak durmak gerekiyor.
Doğru zamanda , vakit kaybetmeden bebek sahibi olabilmek için ne yapmalıyız? Nelere dikkat etmeliyiz?
Sizin hiçbir sorununuzda olmadığı halde korunmayan çiftlerde , her adet döneminde gebe kalma oranı %25 civarındadır.Çiftin yaşı,regl zamanınız,ilişki sıklığınız başarıyı etkileyen etkenlerdir.

 Gebe olmak için ideal yaştamısınız?

Bebek sahibi olmak isteyenlerin arasında % 10-15 'i kısırlıkla karşılaşabilir. Aktif bir cinsel yaşamı olan çiftlerin % 57'si  üçüncü ayda,% 72 altıncı ayda, %85 bir yılın sonunda hamile kalabiliyor.Hamilelik için gereken süre ise bayanın yaşıyla doğru olarak ilgidir. Kadının yaşı buyudukçe gebe kalma süresi de artmaktadır. Bunun da 2 nedeni olabilir:
1-Yaşlanmaya bağlı olarak yumurtaların kalitesi bozuluyor.
2-İLerleyen yaşlarda erken gebelik kaybı artmaktadır.Bir kadın üreme çağı boyunca ortalama 400-500 kez yumurtluyor, yaş ilerledikçe kaliteli yumurta sayısı da azalıyor.

Yumurtlama Dönemini Nasıl Tespit Edebiliriz?

Bunun için basit bir formül söyleyebiliriz: Adetinizin birinci gününü 1. Gün olarak kabul edin. Eğer adetleriniz 28 günde bir oluyorsa 10-18 gün arasında yumurtanız çatlayabilir. Ben bu aralığı geniş tutuyorum. Çünkü erken ya da geç yumurtanız çatlasa bile yaklaşayabilirsiniz. Bu süre esnasında eşinizle gün aşırı beraber olursanız, yumurtlama gününü yakalayabilirsiniz. Spremlerin de cinsel ilişki sonarsında 48-72 saat kadının vücudunda canlı olarak kalabildiği  için gün aşırı berber olmanız yeterli olacaktır.Fazla sayıda eşinizle beraber olmanız da sprem in sayısını ve hızını yavaşlatacağı için buna dikkat etmekte önemlidir.
Beraber olurken kayganlaştırıcı kullanılmamalıdır. Bunlar spermin yapısını bozabilir.Ayrıca ayakta veya oturur pozisyonda beraber olmak ya da ilişkiden hemen sonra ayağa kalkmak spermin rahim ağzından geçişini zorlaştıracağı için , ilişki sonrasında bir süre sırt üstü yatmak hamilelik ihtimalini arttıracaktır.

Başarıyı arttırmak için:

Sağlıklı beslenmek hem yumurtanın hem de spermin kalitesini arttıracağı için döllenmeyi de etkileyecektir.Düzenli beslenme alışkanlığı anne adayına,  ailesine  ve gelişecek bebeğin sağlığına katkıda bulunur.
Boy- kilo oranınızın uygun olması, sağlıklı bir gebelik için de önemlidir.Hamile kalmadan önce yağdan fakir, liften zengin diyet uygulanarak ve egzersiz yaparak kilo verilmesi uygun olur. Ancak hızlı kilo verebileceğiniz diyetler hamile kalma şansını düşürüp, hamilelik öncesi besin depolarınızı azaltır.
Sağlıklı bir gebelik için ayrıca folik acid kullanımı da önemlidir.Hamilelikten önceki 3 aylık dönem de  kullanbilirsiniz.
Günde 3 fincandan fazla kahve tüketmemeye çalışın. Kafein de gebe kalmayı etkileyebilir. Özelikle düşüklere neden olduğunu gösteren bazı çalışmalar vardır.
Hamilelik dönemi öncesi ve sonrasında sigara kullanımı da hem spermin hem de yumurtanın doğal olarak da embriyonun kalitesini, kesinlikle kötü etkilemektedir. O nedenle bu dönem içinde içmemek de yarar vardır.

Hamile kalmaya karar verdiğinizde okuyabileceğiniz bloglar ve siteler.

İnternette dolaştığınızda gebelik, doğum denildiğinde gerçekten birçok site görebilirsiniz. Benim de çok severek takip ettiğim, bilgi edindiğim, deneyimli annelerin deneyimlerinden yararlandığım site/bloglar:


İçinde yazar olarak benim de bulunduğum bu portal sadece kadın ve anneler için birçok yararlı yazı, yazar, uzman barındırıyor.Sevgili Pınar Reyhan Özyiğit'in başkanlığında devam eden bir site. İçeriği çok zengin.Kadına ilgili her türlü yazıya ulaşabilirsiniz. Mutlaka üye olmanızı,okumanızı tavsiye ederim.

Aylinanne.com


Sevgili Aylin'in  oğluyla oğullarımız aşağı yukarı aynı yaşlarda.Benim ilk takip ettiğim bloggerlardan.Ata,Altuğ'dan birazcık büyük olduğu için Aylin'in paylaşımları benim çok işime yaramıştı.Anne olacak olanlar ve anneler için rehber niteliğinde bir sitesi var. Ayrıca özel eğitim ihtiyacı olan çocuklarla çalıştığı için bu konuda da sitesinde çok yararlı bilgiler edinebilirsiniz. Bence Aylinanne'i de takip edin,pişman olmayacaksınız:))


Sevgili Ece:)) Çoğu annenin tüm sosyal medya da takip ettiği hassas bir anne.. Gerçekten çok önemli konulara değiniyor.Kendisinin 3 çocuğu var. Muhteşem deneyimlerini paylaşıyor.Sitesinde çeşitli uzmanların yazılarını paylaşıyor. Tavsiyelerini paylaşıp,çok yararlı tariflerle annelere destek oluyor.Hamile kalmaya karar verdiğiniz zamandan itibaren takip etmenizi tavsiye ederim:) 



Özellikle bebeğiniz ek gıda serüvenine başladığında hayat kurtarıcı bir site.İçin de benimde Emzirme yazılarımın bulunduğu sitede uzman yazarların yazılarının yanı sıra birçok videoda bulunmakta. Tarifler bebeklerin aylarına göre sınıflandırılmış.Anne tarifleriyle dolu bence muhteşem bir site.. Mutlaka takip edin!!


Sevgili Zümrüt Özkan'ın sitesi.Bu sitede uzman yazarların yanı sıra okuyucu annelerin tarifleri de bulunuyor. Altuğ'unun 2 yaş sendoromuyla birlikte ortaya çıkan iştahsızlık dönemlerimizde hayatımı kurtaran bir site oldu. Zümrüt'ün muhteşem tarifleri özellikle biz köftelerine bayılıyoruz.Hatta yaptığı muhteşem tost tariflerine:)) Buraya yazmaya kalksam tüm siteyi yazmak isteyeceğim kadar çok sevdiğim bir site.. Ek gıda sürecinde tümannelerin mutlaka incelemelerini,okumalarını tavsiye ederim.


:Blogcuannede gerçekten gebelik , doğum, çocuk bakımı ,günlük yaşantı gibi çok çeşitli konulara rastlayabilirsiniz. Sitenin sahibi Elif çok tatlı, bilgili , araştırmacı iki erkek çocuk annesi.Yazılarının altındaki yorumları da okumanızı tavsiye ederim. Gerçekten çok yararlı bir kaynak..İçinde forumu, blogcu gebe bölümü gibi çeşitli bölümleri barındırmakta.
Benim güne başlarken kendi bloğumdan sonra açıp, Blogcuanne ilk baktığım site/ blog..
Slingomom'ın sahibi İrem de çok güzel yazılar paylaşıyor. O da bir erkek çocuk sahibi deneyimli bir anne. Gbelik süreci, emzirme, çocuk bakımı gibi konularda çok güzel yazıları var. Ayrıca tanıtımı yaptığı ürünlere de bakabilirsiniz.Annelik Manifestosuna bayılıyorum..
 Senacım bu bloğun sahibi. Diğer iki bloggerdan farkı bebeğine kavuşmak için Tüp Bebek Tedavisi görmek durumunda kalması. Şimdi çok tatalı Doruk adlı bir oğluşu var. Sena'nın bloğunun en öenmli özelliği Tüp bebek hakkında deneyimelrini paylaşmış olması. Tüp Bebek denildiğinde bir sürü hastane, merkez sitesi görebilyorsunuz. Fakat bunu deneyimlemiş bir annenin sites,i , inanın çok daha yararlı olacaktır. O nedenle hamile kalmaya çalışırken bu siteye de uğramanızı kesinlikle tavsiye ederim..

Bu site annelerin bir araya toplandığı, içinde uzmanların barındığı çok güzel bir site. Sizlerde buraya üye olabilir ve deneyimlerinizi,sorunlarınız ve mutluluklarınız paylaşabilirsiniz. Sahipleri Aylin ve Pınar da çok tatlı anneler..Girip bakmak için tık tık..



Yeşim bir doğum fotoğrafçısı. Ama bloğunu incelediğinizde bebek yapmaya karar verme dönemi için, gebelik , doğum, bebek gibi konularda çok güzel yazılar bulmanız mümkün. Bence bakmanızda fayda var. Doğum zamanı da fotoğrafçı düşündüğünüzde de Yeşim konusunda bir numara.. 

Özelikle farklı annelikle ilgili konuları tarafsız yazarlardan okumak isterseniz bu site tam size göre. Toplumdaki gelişmeler,annelikle ilgili çeşitli ekoller, bebek bakımı,alış veriş gibi pek çok konuyu içinde barındıran bir site..

Bebeğiz doğduktan sonra uyku düzeninioluştrmak,uyku eğitimi,uyumayan bebek ve annenin durumu gibi konuların paylaşıldığı birsite.Sitenin sahibi Peri 'i uzun zamandır tanıyorum.Çok tatlı iki kız çocuğu var.Uzun zamandır var olan ve süreklikendini güncelleyen bir site.İçinde uzman makaleleri, öneriler ve forumu var.Her annenin işine yarayacağını düşünüyorum.Okumak için tık tık
İnternetanneleri.com


İsminden de anlaşılacağı gibi internetannelerinin içinde yazılarının olduğu samimi birsite.Takip ettiğinizde birçok etkinliği öğrenmiş oluyorsunuz. Hatta davetler alabiliyorsunuz.Sevgili Nihan büyük birözveriyle her geçen gün internetannelerini büyütüyor.Takipte mutlaka kalın!
Bunların dışında tabii ki pek çok takip ettiğim anne - bebek bloğu var. Bu site/ blogların dışında doktorlara ait olan sitelere de bakmanız da yarar vardır.Buralarda genelde yaklaşımlarını verdikleri bilgilerle anlayabilirsiniz.

Kitap Önerilerim:
Aşağıda önerdiğim kitaplar benim okuduğum ve yararlandığım kitaplardan bazıları..

*Siz Bebeğiniz Beklerken
Dr. Mehmet Öz/Koridor Yayıncılık
Beslenme, bebek ile ve hamilelik dönemiyle ilgili herşeyi kapsayan güzel bir kitap..

*Yaşamın İlk Yılında Çocuk Sağlığı ve Bakımı
Prof. Dr. Gülbin Gökçay/Saga Yayınevi
Bir çocuk doktoru olan Gülbin Hanımın bu kitabı çok anlaşılır ve çok güzel ipuçalrını içermekte.. O nedenle anne ve anne adaylarının çok faydalanacağı bir kitap..

*
Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler 
Melinda Blau,Tracy Hogg
Geceleri deliksiz uyuyan, gündüzleri iştahla yemeğini yiyen, kendi başına sıkılmadan oyun oynayabilen, ne zaman ne istediğini anlayabildiğiniz bir bebek büyütmek... Kulağa erişilmesi güç bir hayal gibi geliyor değil mi? Tracy Hogg'un yardımıyla bu hayali gerçeğe dönüştürebilirsiniz.
Doğumdan üç yaşına kadar geçen süreçte beslenme, uyku alışkanlıkları, tuvalet eğitimi, duygu ve davranış sorunlarına kalıcı, akılcı ve uzlaşmacı çözüm yolları sunan bu kitap, anne ve babalara bebekleriyle birlikte bir kez daha büyüme ve hayattan keyif alma şansı tanıyor.
Bu kitaplarda emzirme, bebeği besleme, annenin beslenmesi, bebek için rahatlatıcı masajlar, beceri ve zeka geliştirici oyunlar, bebek psikolojisi, uyku sorunuyla baş etme yolları ve her tür bebek hastalığı ile ilgili bilgiye ulaşmanız mümkün.

*0-1 Yaş Bebek Beslenmesi ve Merak Ettikleriniz
Hilal Mocan / Alfa Basım Yayın
Bebek bekleyen ya da yeni doğum yapmış, emzirme döneminde nasıl besleneceğini merak eden anneler ile bebek bakımına dahil olacak tüm aile üyelerinin okuması gereken bir kitap bu. anne sütü, anne sütünün içeriği, emzirme sorunu olan anneye yardım, çocuk beslenmesinde ana noktalar, büyüme beslenme takibi, bebeklerde ek besinler, sağlıklı kolay tarifler, emziren annenin beslenmesi, emziren anneye pratik bilgiler gibi ihtiyacınız olabilecek pek çok bilgiyi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hilal Mocan’dan öğrenebilirsiniz.

*Bebeğinizin İlk Yılında Sizi Neler Bekler?
Arlene Eisenberg, Heidi E. Murkoff, Sandee E. Hathaway / Epsilon Yayınları
Bebeğinizle geçireceğiniz ilk yıl boyunca bilmek isteyeceğiniz her şeyi ayrıntılarıyla açıklayan, aylık düzene göre hazırlanmış bu rehber; büyük kardeşten doğru hekimin seçimine, mevsim özelliklerinden bebekle yolculuğa, çocuk hastalıklarına, evlat edinilen bebekten düşük doğum ağırlıklı yenidoğana ve özürlü bebeklere kadar pek çok özel bölümü içeriyor.

*Kız Bebek Bakımı / Sahibinin Kullanma Kılavuzu
Thereresa Foy DiGerenimo / Kuzey Yayınları
Pembeye bürünmüş yeni neşe yumaklarının anne babalarına özel olarak hitap eden bu rehber, doğumdan 18’inci aya kadar gerekli olabilecek bilgileri barındırıyor. Kızınızın kim olduğu ve başkalarıyla ilişkilerinin nasıl olması gerektiği konusundaki anlayışını şekillendirmek için tavsiyeler de içeren kitap; bir kız bebeği büyütmenin heyecanlı ve eğlenceli deneyiminden geçmiş kişilerin olumlu ortak anlayışına bir uzman düzeyinde sahip olmayı sağlıyor.

*Erkek Bebek Bakımı / Sahibinin Kullanma Kılavuzu
Thereresa Foy DiGerenimo / Kuzey Yayınları
En güncel bilgileri, konusunun önde gelen uzmanlarından toplayan, annelik tecrübesine sahip bir yazar tarafından kaleme alınan bu kaynak, özellikle doğumundan 18’inci ayına kadar oğlan bebeklerine uygun tavsiyeler içeriyor. Oğlunuzun doktorunun seçiminden hijyen ve yaygın sağlık sorunlarına, disiplin ve sınırları çizme konusundan kimlik oluşumuna kadar pek çok yararlı bilgiyi bu kılavuzdan edinebilirsiniz.

*Bebek Masajı
Dr. Alan Heath & Nicki Bainbridge / Alfa Basım Yayın
Huysuzluk ağlamalarını dindirmeye yardımcı, kolik ve diş çıkarma dahil olmak üzere yaygın olarak görülen rahatsızlıkların giderilmesine destek olan, prematüre bebeklerden yerinde duramayan küçük çocuklara kadar her yaş grubu için etkili masaj serilerini bir sağlık uzmanı ve danışman çocuk psikoloğundan edinmek isterseniz, bu kitap tam size göre.

*Düşe Kalka Büyümek
Yankı Yazgan / Epsilon Yayınevi
Prof. Dr. Yankı Yazgan, çocuklu hayata bilimin kılavuzluğunda, ama gerçeklikten kopmadan, ayağı yere basarak baktığı yazılarda; bu hayatın iniş çıkışlarını, düşe kalka büyümenin çeşitli yanlarını ele alıyor: Bebeklikteki ilk ilişki nasıl kurulur? Annemizin bizi sevdiği kadar kimi severiz? Babaların çocuklarıyla ilişkisinin oturması için ne kadar beklemek gerekir? Üç babalık türünden hangisine yakınız? Genler beynimizi nasıl biçimlendirir? anne baba ile çocuğun ilişkisi genlerin çalışmasını nasıl etkiler?

*Hamilelik doğum ve Bebek Bakım Kitabı
40' Uçana Kadar-
Gün Yayıncılık/ Dr.Gökhan Mamur
Hamilelik öncesinden başlayarak çocuğunuz bir yaşına gelinceye kadar sizin ve bebeğinizin ihtiyaç duyacağı her tür bilgiyi veriyor.
ç güdüsel doğum
Pam England, Rob Horowitz/ kuraldışı yayın evi
Özelikle normal doğum tercih edeceklerin kesinlikle okumasını tavsiye edeceğim bir kitap.
HypnoBirthing
MarieF. Mongan/Gün Yayıncılık
Doğal doğum yapmak annelere rehber niteliğinde bir kitap.Doğum dalgalanmalarıyla nasıl başetmeleri gerektiğini, babanın nasıl aktif olabileceğini,annenin kendi öz güvenini nasıl geliştireceğini anlatan muhteşem bir kitap
Yavaş Ebeveynlik
Pınar Mermer/Altın kitaplar

Özellikle bu koşuşturmalı hayatımızda gerçekten ilk sayfadan itibaren yavaşlamamızın bize neler kaandıracağını anlatan çok iyi bir kitap. Halen yavaş yavaş sindire düsindire okumaya çalışıyorum. Bana katkısı olduğunu düşünüyorum. Sizlere de okumanızı tavsiye ederim:))


22 Mayıs 2014 Perşembe

HAMİLELİKTE EMZİRMEYE HAZIRLANMAK



Göğüs ve meme uçlarının emzirmeye dışarıdan bir hazırlığa ihtiyacı yoktur. Meme uçlarında yara oluşmasını önüne geçmek açısınmdan, daha sonrasında doğru emzirme tekniği çok önemlidir.

Teninizin hava ile temas etmesi göğsünüze iyi gelir.Göğüslerinizi sadece su ile yıkmalısınız, sabun ya da krem benzer maddeler kullanmaktan kaçınmalısınız. Krem sürmeyi seviyorsanız, meme ucu ve çevresini krem sürülebn bölgelerden hariç tutun.Bir sütyen takıp takmayacağınıza kendiniz karar vermelisiniz. Ancak takacaksanız tam oturmalıdır.
Emzirme doğal bir olaydır. Ancak bazı küçük etkiler onu sekteye uğratabilir.Bu yüzden, doğum yapacağınız yeri seçerken , doğum ile ilgili ölçütlerin yanı sıra , sonrasında emzirmeye başlangıçta en iyi şekilde desteklenip desteklenmeyeceğini de dikkate almalısınız.Emzirme konusunda iyi uygulamalara sahip hastane ve doğum evlerine, UNICEF ve WHO tarafından ''bebek dostu''unvanı verilir.Bu unvana sahip olan hastaneler emzirmede 10 adıma uymayı tahahüt ederler:
1-Anneler daha gebeliten itibaren emzirmeye hazırlanır.
2-Yenidoğan doğumdan hemen sonra annenin karnı üstüne yatırırlı ve oradan rahatsız edilmeden en az 1-2 saaat kalabilmelidri.Bu süre içinde emzirebilmelidir.
3-Rooming-in ( aynı odada kalma)sistemi garanti edilir,yani anne ile çocuk günün 24 saati birlikte kalabilmeli.
4-Çay, su ya da suni besinler bebeğe rutin de verilmez.
5-Mümkün oldukça biberon ve emzik kullanılmaz. Anne sütü eşdeğeri ürünlerin reklamına izin verilmez.
6-Emzirme çocuğun rutine göre ayarlanmalıdır.
7-Anneye bir süreliğine çocuktan ayrılacak olursa, anne sütünü nasıl pompalaya nasıl başlayacağaı gösterilir.
8-Ana babaya, hastaneden çıktıktan sonra da emzirmeyle ilgili sorunlarda ya da ortaya çıkan problemlerde nereye başvurabilecekleri hakkında bilgi verilmelidir.
9-Anne ve çocuğun bakımında görev alan tüm personele emzirmeyi teşvik etme konusunda yazılı yönerge verilir.
10-Personel, bu yönergeleri uygulayabilmek


19 Mayıs 2014 Pazartesi

ANNE SÜTÜNÜ NASIL ARTTIRMALIYIZ? SORULARINIZI YARIN LANSİNOH'UN FACEBOOK SAYFASINA BEKLİYORUM!!


11 MAYIS DA BABYSENSORY DE ÇOCUK DOKTORU BAŞAK NAMDAR ÇELİKKAN İLE EK GIDA HAKKINDA SOHBET ETTİK:))




















 11 Mayıs günü Sevgili Çocuk doktoru Başak ile birlikte Ataşehir de Babysensory'e gittik. Birlikte annelere Ek gıda anlattık.
Babysensory ; 0-18 ay bebekler için etkinlik merkezi. Orada bebeklere işaret dilini öğretmenin yanı sıra çeşitlik bebekli etkinlikler yapıyorlar. www.babysensory.com.tr mekan hakkında bilgi alabilirsiniz.
Başak Namdar Çelikkan da İstanbul  sosyla medyayı kullanan bir doktor ve anne.. Twitter da doktoranne, instagramda da bcelikkan olarak bulup, takip edebilirsiniz.
http://www.florence.com.tr/cocuk-sagligi-cerrahisi/1430-basak-namdar-celikkan.html  buradan da Başak hakkında bilgi alabilirsiniz.

11 Mayıs da yaptığımız toplantı da Anne sütü ve annenin beslenmesinden başladık ve ek gıda sürecine,ek gıda ile ilgili tariflere,baby led weaning ve bunun bizim sofralarımıza uygulanmasına kadar birçok detayı paylaştık.Anneler istedikleri kadar soru sorabildiler.
Bundan sonra he ay Başak ile birlikte seminerler vermeye başlayacağız. Bizi takip etmeye devam edin:)))






Bebek İşaret Dili Nedir?



Bebek işaret dili kısaca konuşma öncesi dönemde sizin ve bebeğinizin arasındaki sözlü iletişimi güçlendirmek için kelimelerle birlikte sembolik işaretlerin kullanılmasıdır. Bebek işaret dili kullanmanın bebeğinizin dil, zeka ve sosyo-duygusal gelişimine bilimsel olarak kanıtlanmış faydaları bulunmaktadır. İşaret dilinin görsel hafızayı tetiklediği için yeni bilginin bireylerin belleğinde daha uzun kalmasını ve algılanmasını kolaylaştırdığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır (Acredolo & Goodwyn, 1985, 1988; Goodwyn, Acredolo & Brown, 2000).

Bebek İşaret Dili Bebeğinize Ne Kazandırır? 





• Bebeğinizin ihtiyaçlarını, düşünce sistemini ve fikirlerini anlamanızı sağlar.

• Anne ve bebek arasındaki iletişimi kolaylaştırdığı için, bebeklerin daha huzurlu büyümesini sağlar. Bebek kendini ifade etmek için bağırmak, ağlamak zorunda kalmaz. Stressiz şekilde yaşar.

• Bebek İşaret Dili konuşma ve işaretleşmeyi birarada uyguladığı için bebeğin sözcükleri öğrenmesini ve dizmesini kolaylaştırır.

• Bebeğinizin iletişimini güçlendirir.

• Bebeğinizin özgüvenini arttırır.

• Bebeğinizin düşünsel ve duygusal dünyasını geliştirir.

• Bebeğinizin kelime dağarcığını genişletir ve anlamasını kolaylaştırır.

• Bebek İşaret Dili eğitimi almış bebeklerin almamışlara göre nasıl pozitif etkilendiklerini yıllar sonra değil, bir iki ay içinde görmeleri çok etkileyici.

17 Mayıs 2014 Cumartesi

DOĞUMA HAZIRLIK KURSLARI





Doğum yapma ve anne-baba olma insan yaşamının en önemli olaylarından biridir. Özellikle ilk defa anne ve baba olacak çiftlerin gebelik, doğum ve doğum sonrası döneme ilişkin endişeleri vardır. Gebelik kadın vücudundaki karakteristik birtakım değişiklikleri kapsar. Doğum eylemi tamamen kontrol edilebilen bir süreç değildir. Korku ve baş edememe gibi bir takım engeller vardır. Kadınlar bu durumlarla baş edebilmek için arayış içindedirler. Gebelikte fiziksel değişikliklerin yanı sıra psikolojik değişiklikler de olmaktadır. En önemlisi çiftlerin hayatına yeni bir birey katılmaktadır. Yaşam tarzları değişecektir ve yeni duruma alışmaya çalışacaklardır. Bu durum daha öncesinden bilinmesine rağmen, anne adayı ve eşi bu yeni durumla nasıl baş edeceğini bilememektedir .
Geçmişte kadınlar gebelik ve doğuma ilişkin bilgileri annesinden, kardeşinden ya da komşusundan öğrenirlerdi. 1900’lü yılların sonlarına kadar doğuma hazırlık eğitimleri aile ve sosyal çevrenin desteğiyle yapılmakta idi. Normal doğumlar ebe eşliğinde aile bireyleri veya arkadaş desteğiyle evde gerçekleşiyordu. Evde gerçekleşen doğumlarda da doğumun normal seyri dışında bazı istenmeyen durumlar gelişebiliyordu. Endüstri Devrimi ile birlikte kalabalık şehir hayatı ve buna bağlı sağlık problemleri puerperal ateş, enfeksiyon, sepsis ve ishaller anne – bebek ölüm oranının artmasına neden olmuştur. Kadın- Doğum alanında erkek doğum uzmanlarının artması, enfeksiyon ve ağrının azaltılmasına yönelik kullanılan ilaçlar ve endüstrileşme sonrası aile bağlarının zayıflaması, doğal süreçte “kadının işi” olan doğum olayının evlerden hastanelere taşınmasına neden olmuştur. Doğum alanında yaşanan bu değişimlere paralel kadın hareketlerinin artmasıyla birlikte anne adaylarının doğum hakkındaki görüşleri ve beklentileri de değişmeye başlamıştır. Artık kadınlar doğumlarını yönetmek ve doğumlarının merkezinde olmak, doğum ağrıları ile ilaçlar dışında kendi yöntemleri ile baş etmek ve bu deneyimi eşleriyle paylaşarak güzel bir doğum deneyimi yaşamak istemektedirler.

Doğuma hazırlık eğitiminde amaç; anne adayını ve çiftleri gebelik, doğum ve doğum sonrası döneme ilişkin doğru kararlar almalarına ve bu dönemleri en güzel şekilde geçirebilmelerine yardımcı olmaktır. Bu eğitimler sayesinde çiftler bu dönemde yaşadıkları deneyimin anne adayı, bebek ve diğer aile bireylerinin tüm yaşamını etkileyeceğini öğrenirler. Perinatal eğitim, erken ve geç dönem eğitimlerin tamamını kapsar ve çiftleri doğuma ve anne-babalığa hazırlar. Günümüzde ise perinatal eğitim sadece erken ve geç dönemleri değil prekonsepsiyonel dönemden anne-babalığın ilk aylarına ilişkin bir dizi eğitim sınıflarını kapsamaktadır. Geç dönem doğuma hazırlık sınıfları ise çiftlerin fiziksel ve psikolojik olarak doğuma ve doğum sonrası döneme hazırlık ve eğitimini kapsar. Ayrıca doğum eylemi, doğum ağrılarıyla baş etme ve doğum pozisyonları, doğumda destek, olası girişimler, solunum, ıkınma ve gevşeme egzersizleri, rahatlama teknikleri gibi eğitimler ile anne adayını ve eşini doğuma hazırlamaktadır. Kadının kendine ve bedenine güvenmesi konusunda farkındalığını artırmayı hedeflemektedir.

15 Mayıs 2014 Perşembe

HAMİLELİKTE SIK KARŞILAŞILAN ŞİKAYETLER




Kabızlık

Neden? Gebelikte kabızlık sık rastlanan bir belirtidir. Gebelik hormonları tüm düz kaslarda olduğu gibi sindirim sisteminin düz kaslarında da gevşemeye neden olurlar. Bu gevşeme barsak hareketlerinin yavaşlamasıyla sonuçlanır. Ayrıca gebeliğin son dönemlerine doğru iyice büyümüş olan uterusun rektuma (kalın barsağın son kısmı) baskı yapması da kabızlık gelişmesini kolaylaştırıcı bir etkendir.

Öneri: Kabızlıktan yakınıyorsanız hemen ilaç tedavisine başlamadan önce yapabileceğiniz bazı şeyler vardır: günde iki litre sıvı almanız, sebze ve meyve, yulaf ezmesi gibi lifli besinleri daha fazla ve hergün tüketmeniz ve doktorunuzun önerdiği ölçüde düzenli egzersiz yapmanız mutlaka faydalı olacaktır. Tuvalete çıkma ihtiyacı ortaya çıktığında bunu ertelememelisiniz. Bazı anne adayları sabah kahvaltısından önce içilen bir bardak ılık suyun da kendilerine yardımcı olduğunu belirtmektedir.

Hemoroid (Basur)

Neden? Gebelikte büyüyen uterusun toplardamarlara yaptığı bası rektum (kalınbarsağın son kısmı) toplardamarlarının daha belirgin hale gelmesine ve daha ileri aşamalarda anüs (makat) bölgesinde hemoroid adı verilen şişliklerin oluşmasına neden olabilir. Daha önceden hiçbir şekilde hemoroidi olmayan bir anne adayında gebeliğin ilerleyen dönemlerinde bu durum ortaya çıkabilir. Önceden hemoroidi olan anne adaylarında durum gebelikte ilerleyebilir. Özellikle kronik kabızlık ve zorlu dışkılama hemoroidlerde ağrı ya da kanamaya yolaçabilir. 

Öneri: Kabızlığı önlemek için alacağınız önlemler hemoroidlere bağlı şikayetlerinizin azalmasını sağlayacaktır. Hemoroidler şiddetli ağrı ve/veya kanama yaptıklarında mutlaka doktor değerlendirmesi gerekir. 

Pika (Aşerme)

Neden? "Aşerme" erken gebeliğin normal bir belirtisi olarak kabul edilir. Ancak ileri durumlarda normal gıda maddeleri dışındaki maddelerin de aşerilmesi sözkonusu olabilir. Bu maddeler kiremit tozu, kil, toprak gibi maddeler olabilir. Bazı durumlarda ise aşırı miktarlarda tuz, limontuzu, buz parçaları, un, nişasta, kabartma tozu gibi gıda maddeleri de aşerilen maddeler olabilir. Bir gıdayı aşırı miktarlarda yeme ihtiyacı hissediyorsanız ya da gıda maddesi olmayan bir şeyi yemek isteği duyuyorsanız durumu doktorunuza bildiriniz. 

Aşerme bazı durumlarda kansızlık ya da beslenme bozukluğu habercisi olabilir (toprak yeme durumunda olduğu gibi).

Aşırı tükrük salgısı

Neden? Bazı anne adaylarında hormonların etkisine bağlı olarak rahatsız edici boyutlarda tükrük salgısı oluşabilir. Bu normaldışı bir duruma işaret etmez. 

Öneri: Bu aşırı tükrük salgısı aldığınız nişastalı gıdaların tükrük bezlerini uyarıcı etkisinden de kaynaklanıyor olabilir. Bu gıdaların alımını kesmeniz şikayetlerin geçmesine faydalı olur. İleri durumlarda tükrük salgısını azaltmak amacıyla doktor önerisiyle çeşitli ilaçların kullanılması mümkündür.

Bulantı

Neden? Gebeliğin erken dönemlerinde gebelik hormonlarının etkisiyle özellikle sabahları bulantı şikayetleri sıklıkla meydana gelir. 

Öneri: Yine bu konuda da ilaç tedavisine geçmeden önce yapabileceğiniz bazı şeyler var: Yataktan kalkmadan önce birkaç tuzlu kraker yemek, yataktan çok yavaş kalkmak, günlük yediğiniz miktarı sabit tutarak öğün sayınızı üçten beş veya daha fazlasına çıkarmak (midenizin aşırı dolmasını engellemek için), tiksindiğiniz kokulardan uzak durmak ve yine midenizin gereksiz yere dolmasını engellemek için sıvıları yemekler arasında almak gibi önlemler mutlaka faydalı olacaktır. 

Akıntı

Neden? Gebelikte östrojen salgısı önemli ölçüde artar. Bu nedenle daha önceden hiç akıntı şikayetiniz olmasa bile gebelikte günlük ped kullanacak şiddette koyu kıvamlı ve açık renkli vajinal akıntı ortaya çıkabilir. Akıntınız beyaz renkli ya da renksiz ise, kötü koku içermiyorsa, beraberinde kaşıntı, idrar yaparken yanma ve ağrı gibi belirtiler yoksa bu büyük olasılıkla fizyolojik bir akıntıdır. Fizyolojik olmayan akıntıların nedeni vajinit ya da diğer genital sistem enfeksiyonları olabileceği gibi, özellikle ileri gebelik haftalarında sizin akıntı sandığınız sıvı erken membran rüptürü (suların erken gelmesi) neticesinde boşalmaya devam eden amnios sıvısı da olabilir!

Öneri: Kötü kokulu, sarı-kahverengi-kanlı-kırmızı-yeşil gibi rengi olan bir akıntınız varsa, akıntınız "su gibiyse (bacaklara kadar giden bir akıntının basit bir nedene bağlı olma olasılığı çok düşüktür)", ek şikayetleriniz varsa mutlaka doktorunuza başvurmalısınız. 


Mide yanması

Neden? Mide asidinin mideden yemek borusuna geçmesi ve burayı tahriş etmesiyle meydana gelir. Gebeliğe bağlı genel düz kas gevşemesinin mide-yemek borusu arasındaki sfinkteri (kapağı) zayıflatması temel nedendir. Özellikle gebeliğin son dönemlerinde büyüyen uterusun mideye baskı yapması da yakınmaları artırır. Yatar durumda şikayetler daha belirgin hale gelir. 

Öneri: İlaç tedavisine geçmeden önce sizin yapabilecekleriniz, midenizi fazla doldurmamaya özen göstermek, baharatlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durmak, yemekten sonra en az bir saat uzanmamak ve yatar konumdayken başınızı ve göğüs kafesinizi mide seviyesinden yukarıda tutmak için ek yastık kullanmaktır.


Yorgunluk ve aşırı uyku hali

Neden? Özellikle gebeliğin ilk dört aylık döneminde anne adayları kendilerini aşırı yorgun ve uykusuz hissedebilirler. Bu konuda yapılabilecek ve yapılması gereken birşey yoktur. 

Öneri: Vücudunuzun ihtiyaçlarına kulak verin ve bol bol dinlenin. Düzenli uyku, düzenli beslenme ve ne kadar yoğun çalışırsanız çalışın, her fırsatta istirahat etmeniz kaliteli bir gebelik dönemi geçirmek için çok önemlidir.

Başağrıları

Neden? Gebeliğin erken dönemlerinde başağrılarına sık rastlanır. Bazı durumlarda bu başağrısı tedavi edilmemiş sinüzit ya da görme bozukluğuna bağlı olabilir, ancak çoğu durumda nedeni bulunamamaktadır. Şiddetli başağrılarının diğer belirtilerle birlikte ya da tek başına preeklampsi habercisi olabileceğini unutmayın.

Öneri: İstirahat etmek ve açık havada yürüyüş yapmak yardımcı olabilir. Bu başağrıları genellikle gebeliğin ortalarına doğru kendiliğinden kaybolurlar.

(Müphem) karın ağrıları

Neden? Gebelikte uterus (rahim) hızla büyürken, uterusu yerinde tutan bağlar bu hıza hemen ayak uyduramazlar. Böylece bu bağlar uterus büyüyerek yukarı çıkarken gerilirler. İşte bu gerilme karında yerini tam olarak tarif edemediğiniz, bazen "bıçak saplanması" hissini veren ağrılara neden olabilir. Gebeliğin ileri dönemlerinde çatınızı oluşturan kemiklerin eklemlerinde doğuma hazırlığın bir parçası olarak ortaya çıkan gevşeme de belli belirsiz ağrı hissi uyandırabilir. Kabızlık da diğer bir "ağrı" nedenidir.

Öneri: Yatarken sol yanınıza yatmanız, ağrı duyduğunuzda pozisyon değiştirmeniz faydalı olabilir. İleri durumlarda doktor önerisine göre ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir. Karın ağrısının bir tehlike belirtisi olduğunu unutmamalı ve bu ağrıları kendinizce bir nedene bağlamadan önce doktorunuza danışmalısınız. 

Sık idrara çıkma hissi

Neden? Büyümekte olan uterus yakın komşuluğunda bulunan mesaneye bası yaparak bu organın dolma kapasitesini azaltır. Böylece mesanede az miktarda idrar biriktiğinde bile idrar yapma ihtiyacı uyanır. Özellikle ilk trimesterde ve son trimesterde sık idrara çıkma ihtiyacı hissedebilirsiniz. 

Öneri: İdrar yapma ihtiyacınızı hiçbir zaman ertelemeyin. Beraberinde idrar yaparken yanma, ağrı gibi şikayetlerinizi varsa bu durumun idrar yolu enfeksiyonu habercisi olabileceğini unutmayın ve konuyu doktorunuza iletin.

14 Mayıs 2014 Çarşamba

Doğumun belirtileri


Doğumun yaklaştığını gösteren bazı belirtiler vardır. Anne adayları eğer bu belirtileri yaşıyorsa doğum yaklaşıyor demektir.
Bebeğin başının doğum kanalına yerleşmesi nedeniyle rahim yüksekliği 2-3 cm azalır. Bu durum annenin daha rahat nefes alıp vermesine, mide ve bağırsak şikayetlerinin azalmasına neden olur.
Aşağı inen rahim, idrar torbasına baskı yaptığı için de anne daha sık idrara çıkar. Bu durum ilk defa hamile olanlarda doğumdan 1-2 hafta önce, sonraki hamileliklerde doğumdan yaklaşık bir gün önce görülür.
28. haftanın sonuna doğru rahmin doğuma hazırlık için yaptığı kasılmalar sıklaşır. Bu yalancı ağrılar genellikle doğumdan birkaç gün önce başlar, sıklık, şiddet ve süre olarak düzensizdir. Bel, kasık ve karında belirli bir noktada daha fazla hissedilebilecek bu ağrılar anne dolaştığında, dinlendiğinde ya da masajla geçebilir.
Bir diğer belirti doğumdan bir iki gün önce 1-2 kg. kilo kaybının olmasıdır. Bunun sebebi ise hormon düzeylerindeki değişiklikler nedeniyle vücuttan su atılması ve iştahın azalmasıdır.
Doğumun gerçekleşeceği gün vücutta depo edilen enerjinin bir kısmı açığa çıkar, vücut bu enerjiyi doğumda kullanmak üzere saklamıştır. Bu dönemde anne kendini çok iyi ve zinde hissedebilir.

Doğumun başladığı aşağıdaki üç belirtiyle anlaşılabilir;
Sancılar
Nişan gelmesi
Suyun gelmesi

Doğumun başladığı aşağıdaki üç belirtiyle anlaşılabilir;

Sancılar
Gerçek doğum ağrıları düzenlidir, belli aralıklarla gelir ve en az 15-20 saniye sürer. Dinlenmekle ve pozisyon değiştirmekle ağrı geçmez. Masajın ve dolaşmanın da bir faydası olmaz. Bu ağrılar rahim ağzında yumuşama ve açılmaya neden olur. Sancılar başladığında düzenli gibiyse kaç dakikada bir geldiğine dikkat ederek doktora haber verilmelidir. Bu zamanda baba adayı, eşinin yanında ise saat tutarak sancıların ne kadarda bir geldiğini kontrol edebilir. Sancılar beş dakikada bire düşmemişse, en azından 45 saniye sürmüyorsa ve bu annenin ilk doğumu ise telaşlanarak hastaneye gitmeye gerek yoktur. İlk doğum yaklaşık 12-14 saat sürer ve bu sürenin çoğunu evde geçirmek anne adayı için daha rahat olabilir.
Ağrılar çok şiddetliyse, 40-60 saniye sürüyorsa ve beş dakikada bir ya da daha sık geliyorsa kasılmaların belli bir düzene girmesini beklemeye gerek olmayabilir. Çünkü bazı hamilelerde sancılar düzenli gelmeyebilir.
Ağrılar başladığında arada dinlenerek ağır ağır dolaşılabilir. Su gelmediyse ılık bir banyo alınabilir ve çok hafif bir şeyler bile yenilebilir.

Nişan gelmesi

Hamilelik boyunca kapalı olan rahim ağzında rahmi ve bebeği enfeksiyonlardan korumak amacıyla sümüksü bir tıkaç oluşur. Rahimdeki kasılmaların etkisiyle rahim ağzını tıkayan bu tıkaç düşer. Mukuslu, kanlı bir sıvının vajinadan geldiği görülür. Bu genellikle doğum sancılarından önce ya da doğumun ilk evresinde görülmekle beraber, doğumdan iki üç gün önce de görülebilir. Bu durumda düzenli ağrıların başlamasını ya da suyun gelmesini beklemek gerekebilir.

Suyun gelmesi
Bebeğin çevresindeki su kesesi gerilmelerin ve kasılmaların etkisiyle birdenbire yırtılıp içerdeki suyun bir kısmı boşalabilir. Bebeğin başı doğum yoluna girmişse gelen su miktarı çok olmayabilir. Açık sarı renkli berrak bir sıvıdır. Su geldiğinde hemen doktora haber verilmeli ve sancılar başlamamış olsa bile anne hastaneye gitmelidir çünkü enfeksiyon kapabileceğinden bebeğin 24 saat içinde doğması gerekmektedirDoğum Başladığı Zaman ...Herkesin doğumu kendine hastır çünkü hiç bir doğum diğerine benzemez. Birden fazla doğum yapan annelerin doğumları arasında dahi fark vardır. Onun için bu deneyim anneye özeldir. Doğumun başlamasıyla beraber yoğun bir yalnızlık duygusu yaşanabilir. Kişi sevdiklerinden uzaklaştığını, bu işi tek başına yapmak zorunda kaldığı için yalnız olduğunu düşünebilir. Anne adayı belki de çekilen tüm bu acılardan eşinin sorumlu olduğunu düşünüp ona kızabilir de. İşte o zaman, bu anı ne kadar çok beklediğini ve en kısa zamanda çocuğunu kucağına alacağını unutmamalıdır.