22 Temmuz 2014 Salı

EMZİRİRKEN YETERİ KADAR UYKU ALDIĞINIZDAN VE İYİ BESLENDİĞİNİZDEN EMİN OLUN!

Anne sütü , annenin hayata tarzına göre değişim gösterir.Anne az uyku aldığında , sütü azalabilir,hatta sütünün kalori değeri düşebilir. Bunun için özellikle sütünüzün olgunlaştığı ve devamı için öğlen bebeğiniz uyuduğunda minik uyku molaları vermeniz Hem size enerji verecektir hem de sütünüze gerçekten önemli katkıda olacaktır.
Günlük yeme düzeninin süt üretimine etkisi büyüktür. Emzirirken sıvı alımınızı iki katına çıkarmanız gerekir. Yaklaşık 16 bardak su veya benzeri içecek içmenizi öneririm.Bu dönemde günlük beslenmenize 500 kalori ek almalısınız. Bunun yüzde 50 karbonhidratlar, yüzde 25-30 yağ ve protein olması önemli.Bu şekilde süt üretmek ve emzirmek için vücudunuzun gereksinim duyduğu enerjiyi geri kazanabilirsiniz.Bu arada yaşınız, normal kilonuz ve boyunuzu da dikkate almanız gerekir. Bunlara bağlı olarak, ortalama değerlerden daha az ya  da daha fazla almanız uygun olabilir. Kafanız karışıyorsa bir diyetisyenle görüşmek sizi rahatlatabilir

21 Temmuz 2014 Pazartesi

www.banvit.com Siparişlerim geldi:))





Geçtiğimiz günlerde Banvit ile yapılan etkinlikte tanıştığım banvitburada.com sitesinden alış veriş yapmak ve normalde marketeler de bulamadığım ürünleri denemek istiyordum.
Ve bugün siparişim geldi. Özellikle hızlı ulaşması,sipariş verirken saat aralıklarını belirtiyor olabilmek gerçekten çok güzel. Ben çok yoğun çalışan bir anneyim. O nedenle iş yerime sipariş verdim. Ve çalıştığım saatlerde siparişimin bana ulaşması için saat aralıklarını belirtmek çok hoşuma gitti. Siparişlerim de belirttiğim saatte banas ulaştı.



Banvitburada gerçekten çok anlaşılır ve kolay sipariş verebileceğiniz bir site.Birçok ürün sipariş verdim. Sadece tavuk değil, hindi ve kırmızı ette sipariş verebilmek güzeldi.Özellikle kıymaların minik minim paketlenmesi işimi çok kolaylaştıracak.Marketten kıyma alıp, evde onları bölmek için uğraşmayacağım.
Ayrıca kadınbudu köftesi hakkında güzel sözler duymuştum.Bakalım bizde deneyeceğiz.


Altuğ ve Altan'ın tek tek sevdiklerini sipariş verince  güzel bir paket elimize ulaştı. Şimdi bunları tek tek deneyeceğiz:)) 

Size de tavsiye ederim..

Bu haftasonu yaptığım Seminerler:)

Bebek Masajı ve Bebeklerde cilt bakımı eğitimi












Bu hafta sonu cumartesi günü Ataşehir Babysensory de Dr. Başak Namdar Çelikkan ile Bebek Masajı ve Bebeklerde cilt bakımı eğitimimiz vardı.Çok eğlenceli ve bilgi verici bir toplantıydı.
Bene katılan bebeklere tek tek Bebek masajı yaptım.Başak da annelerin sorularını cevapladı.

Bioderma'nın hediyeleri de annelerimizi çok mutlu etti.. Bioderma'a çok teşekkür ederim.


Eylül ayında tekrarı olacak bu toplantıyı heyecanla bekleyeceğim:))

Doğuma Hazırlık






Pazar günü de Babyland.com da Doğuma Hazırlık toplantım oldu.Bu toplantıda hamile annelerin yanında bir de beni Batman'dan takip eden hamile kalmaya çalışan bir anne de ziyaret etti.Bu çok hoşuma gitti:))Ağustos ayında da Doğuma Hazırlık seminerim olacak. Gelmek isterseniz,

bebeimgeliyor.gmail.com emaille başvurabilirisiniz.

Ela Quality de çocukla tatil:))


Biz iki yıl öncede Ela Quality'e gitmiş ve çok memenun kalmıştık.2,5 yaşındaki Altuğ Mini klübü o kadar çok sevmiştiki:)) Çalışan ablaların ilgisi,animatör ekibim mükemmeliği bu yıl da tatilimizi orada yapmamıza neden oldu. Her şey çocuklar için düşünülmüş.Yeniden tadilata girmiş miniklübü. Bu yıl bizim gittiğimiz dönemde tataile gelenlerle yaptıkları gösteriyi izlemeliydiniz. Gerçekten mükemmeldi. Yemeklerini isterler se mini kulübte yiyebiliyorlar. Öyle ki yemekler çocuklara özel. Pilav Altuğ çok sever. Ona yedirirken kendime denedim ve tuzsuzdu.Çok şaşırdım. Diğer yemekleri de ttatığımda gönül rahatlığıyla çocuklarınıza yedirebilirisiniz. Mini kulubun içinder Lego odası yapmışlar. Burası tam Altuğ içindi. Auyrıca içerideki sinemada da uyku öncesidinlenme yaptı bizim küçük adam..
Eğer çocuklu bir aileyseniz;Antalya Belek'te tam size göre bir yer Ela Quality.Bu yıl da iki evvelki gibiçok mutlu ayrıldık:))


Herkese de tavsiye ediyorum.

BEBEK MASAJI EĞİTİMİNDEN:))

video

18 Temmuz 2014 Cuma





Emzirme,bir kadının sahip olabileceği en zorlu ve ödüllendirici deneyimlerden biridir.
Bu duygusal , kişisel ve fiziksel büyüme bir yolculuktur.Bu anneliğe giriştir.Ancak;bazen emzirme sürci çok zor olabilir.Somut bir destek ağına sahip emzirme başarısının güçlü göstergeleridir.

EMZİRME DEBAŞARILI OLMAK İÇİN DESTEK HİZMETLER,

***PRENTAL DANIŞMA


Doğum öncesi ziyaret ile ,
-Genel Emzirme bilgisi,
-Emzirme ile ilgili ekipmanlar hakkında bilgilendirme
-Süüt sağmak için pompa seçimi,
-Göğüslerin emzirmeye hazırlanması,
-Düz, içe dönük meme ucu hakkında bilgilendirme

***POSTPARTUM DANIŞMA

90 dakikalık bir görüşmedir. İster evinizde istersenzi ofisimde yapılabilir.
-Doğum sonrası annenin emzirmesini konrtol etme,
-Emzirme pozisyonu
-Bebebğin yetersiz kilo alımı,
-Mastit,
-Angojman,
-Göğüs ucu problemleri,
-anne sütünü arttırmak için öneriler ve takip

SICAK HAT:
bebeimgeliyor@hotmail.com bu e-mail adresine mesaj bırakıldığında 24 saat içinde ger dönüş telefonu alırsınız!!!

EMZİRME DESTEK GRUPLARI

Emzirme konusunda destek almak, ve sorunu olan annelerle de sohbet etmek istersenzi www.facebook.com/pages/bebeimgeliyor sayfasını takip edin.

Her Salı günü
 0-4 aylık bebeği olan annelerle

Her Cuma günü
4-+aylık bebekli annlerle

Bebeimgeliyor facebook sayfasında saat 15:00-20:00 saatleri arasında online görüşme yapacağım.
Buradan bana istediğinizi sorabilir, sohbet edebiliriz..


EMZİRME SEMİNERLERİ

Her ayın 3. cumartesi saat 15:00-17:00 arasında belirlenen mekan da Emzirme Seminerim olacaktır.
Detay ve kayıt için,

  bebeimgeliyor@hotmail.com



***SÜT SAĞMAK İÇİN POMPA SEÇİMİ HAKKINDA DANIŞMANLIK HİZMETİ


Bebeğiniz için süt sağmak istediğiniz zaman hangi pompayı almalıyım? Nereden kiralayabilirim? diyorsanIz sadece Ompalar hakkında danışmanlık alabilrisiniz.İster ofisimde isterseniz de skype üzerinden pompaları uygulmalaıyrla danışmanlık verilir. Bunun için

 bebeimgeliyor@hotmail.com


ESRA'A BAŞVUR!!!

bebeimgeliyor@hotmail.com

17 Temmuz 2014 Perşembe

BEBEĞİNİZİ EMZİRİRKEN ÖĞÜNLER 10-15 DAKİKADAN KISA SÜRÜYORSA, BUNU CİDDİYE ALIN!


Bebeğin emziren bir anne'' haftalık kızım sadece 10 dakika emiyor'' dediğinde kafamda birçok soru belirir.
Hemen emzirme pozisyonunun yanlış olması ve sütün üretimiyle ilgili sorularımı anneye sorarım:
*Bebeğinizi emzirmeden 15 dakika önce sütünüzü sağıp miktarına bakmayı denediniz mi?
*Meme uçlarınız acıyor mu?
*Göğüsleriniz de aşırı süt biriktiğini,hassasiyet ( angorje) oluyor mu?
2. ve 3. sorulardan birine veya ikisine birden ''EVET'' cevabı, bebeğin memeye düzgün yerleşmediğini işaret eden bir cevap sayılabilir.Bu durum sonucunda büyük olasılıkla annenin memesinin kanalları tıkanmış olabilir. Böyle bir durumda anneye emzirme danışmanıyla görüşmesini öneririm. Uygunsam ben uygun değilsem bir arkadaşımı anneye yönlendiririm.
Tanıdığımpek çok annenin ilk haftada düştüğü yanılgılardan biri de ; Bebeklerini gerektiği kadar memede tutmamaktır.Küçük bir bebekte, özellikle minyon yapıda, bu durum ciddi sorunlara yol açabilir.4 haftalık Azra'nın annesi Aslı'ı beni aradı. Bebeğinin kilo almamasından, en uzun uykusu 45 dakika  çoğu zaman ise 20-25 dakika sürdüğünü söyledi. Aslı , bebeği için bir düzen oluşturması gerektiğini bilmiyordu. Moralinin çok bozuk olduğunu ve yıkılmak üzere olduğunu, kontrolünü kaybettiğini anlattı.
Aslı 'ile ertesi günü birlikte geçirdik. Birinci saatin sonunda sorunun  ne olduğunu görmüştüm. Azra emmeye başladıktan 10 dakika sonra gözlerini kapamaya başlıyor. Aslı da bebeğinin doyduğunu düşünüp, yatağına yatırmaya gidiyordu.Aslında bebeği sadece ön sütü alıyordu. Yaklaşık 15 dakika sonra gelecek yağlı kısmı almıyordu, bebeği. Bunun yerine sürekli oksitosin alıyordu. 10 dakika sonra bebeği aç olarak uyanıyordu. Aslı ''daha yeni emzirdim. Neden?'' diye söylenip, bebeğin altını kontrol ediyor, onu kundaklıyor, kucağında sakinleştirmeye başlıyordu.Azra yaklaşık 20-30 dakika geçmesine rağmen halen ağlıyordu. Sonra dayanamayarak bebeği uykuya daldı.Ama yine hemencik uyandı. Annesi yine uyutmaya çalıştı bu sefer de 20 dakika sonra bebeği yine uyandı. Bu durum anneyi maffetti.

Bana''Onu sadece 1 saat önce emzirdim.3 saat yada en azından 2,5 saat boyunca uyuması gerekmez mi? n'' diye sordu.
Ona tek tek neler yapacağını anlattım, sorunun ne olduğundan bahsettim.
Azra yeteri kadar süt alamıyordu, aldığı süt tam bir öğüne denk gelmiyordu.O nedenle de uykuya dalıp dalıp ağlıyordu.Azra sürekli sudan zengin kısmı alıyor, bu onun susuzluğunu gideriyor amam karnını tamdoyurmadığı için kısa sürede uyanıp, acıkıyor. Ortalama 25-30 dakika süren bir öğün sonunda bebeğiniz hem ön sütü hem de arkadan gelen yağlı ve karbonhidrattan zengin sütü almış olacak. Neler olduğunu kavradıktan ve emzirdikten sonra uykuya dalan Azra rahat rahat uyudu.
Yani, öğünlerin sürelerine lütfen dikkat edin. Her bebek birbirinden farklıdır bunu da lütfen dikkate alın...

DOĞUM ÖNCESİNDE DOKTORUNUZU SEÇERKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER,

Hamilelik ve öncesinde doktor seçimi oldukça önemli, üzerinde iyi düşünülmesi gereken bir konudur. Hamilelik sürecini rahat geçirebilmeniz için bu konuya dikkat etmelisiniz. 
Doktorunuzu seçerken ilk önce etrafınızdaki akraba ve arkadaşlarınızın tavsiyelerini dikkate alabilirsiniz. Fakat kişisel farklılıklardan dolayı, başkasının iyi anlaştığı bir doktor size uygun olmayabilir. O nedenle tek başına tercih etme kriteri olmamalıdır.
Doktor tercih ederken; 
*Doktorunuza güvenmek,
Doktorunuzun yanında kendiniz rahat hissetmeniz ve ona gerçekten güven duymanız çok önemli. Doktorunuzun tedavinizle ilgili vereceği kararlar sağlığınız direkt olarak etkileyecektir. Eğer doktorunuza güven duymazsanız, onun size önerilerine uymakta zorlanırsınız. Kaliteli bir sağlık hizmeti alabilmeniz için ilk şart doktorunuza güven duyabilmenizdir.

*Doktorunuzun Mesleki Deneyimi, 
Doktorunuzun mesleki deneyimini sorgularken bazı noktalara dikkat etmekte fayda vardır. Tıp bilimi çok hızla ilerlemekte ve her branş kendi içinde alt branşlara ayrılıp, uzmanlaşmalar olmaktadır. O nedenle doktorunuz sizi muayene edip, başka bir uzmana yönlendirmesi, onun yetersiz veya kötü olduğunu göstermez. Bu durum ekip çalışması içinde bulunan klinikler de fazlaca görülmekte ve doktorunuzun yetersizliği değil  sizin sağlığınıza verdiği önemi gösterir.

*Doktorunuzun yaklaşımı, 
Doktorunuz sizi soru sormaya özen gösteriyor, sorularınız dikkatle dinliyor ya da dinlemiyor mu? Sizi muayene ederken sizler ne kadar ilgili? sizi soru sormaya teşvik ediyor mu?
Durumunuz hakkında size detaylı bilgi veriyor, alternatifleri açıklıyor mu?
Bunlar çok önemli olup, durumunuz hakkında bilgi edinmek, nedenini öğrenmek, riskleri, tedavi yollarını öğrenmek bir hasta olarak sizin hakkınızdır.
Eğer doktorunuzla bu iletişimi kurabiliyorsanız, doktorunuzu belirlemede önemli bir rol oynamaktadır.

*Ulaşılabilirlik,
Günümüzde iletişim ne kadar önemli herkes tarafından bilinmekte. Özellikle bebek bekleyen bir gebe de ihtiyaç duyduğu her an doktoruna ulaşmak isteyecektir. Özellikle bebek bekliyorsanız, bu durum daha bir önemlidir. Her ihtiyaç duyduğunuzda doktorunuza telefon, e-mail vb. iletişim araçlarıyla ulaşabilmeli ve cevap alabilmelisiniz. Bazı problemler muayeneye gitmeden, evden bile çözüle bilinir..

*İletişim,
Doktorunuzun sizin anlayacağınız dilden konuşması çok önemli. Size bilgi verirken tamamen tıbbı terimlerle konuşması sadece sizin kafanızı karıştıracaktır. O nedenle doktorunuzla konuşurken, onun  ne demek istediğinizi anlamanız da çok önemli..

Sonuç olarak doktorunuzu seçerken;

-Kendinizi  yanında rahat hissettiğiniz,
-Aklınıza gelen soruları rahatça sorabildiğiniz,
-Sorduğunuz sorulara cevap alabildiğiniz,
-Durumunuz hakkında yeterli ve aydınlatıcı bilgi alabildiğiniz,
-Gerektiği zamanlarda cep telefonuyla veya e-mail yoluyla rahatça ulaşabildiğiniz,
Muayeneden çıktığınızda aklınızda herhangi bir şüphe kalmadan gönül rahatlığıyla eve dönebilmenizi sağlayan doktor, sizin için en uygun doktor olacaktır.

DOĞUM İÇİN NE ZAMAN HASTANEYE BAŞVURULMALIDIR?




Her doğum için değişebilen bir sürenin sonunda kasılmalar düzenli ve güçlü  hal alır. Genel olarak 30 - 40 dakikalık bir sürede beş dakika veya daha az aralarla düzenli  kasılmalar hissediyorsanız hastaneye başvurma zamanı gelmiş demektir. Düzenli ağrıların başlamasıyla doğumun ‘aktif evre’ adını verdiğimiz bölümü başlamış demektir. Bu dönemde rahim ağzı açıklığı da genelde 3 - 4 cm ulaşmış durumdadır. Aktif evrenin hastanede geçirilmesi anne ve bebek açısından daha güvenlidir.
Ağrıların başlamasıyla sümük gibi bir akıntının olması (“nişan”) adeta doğumun habercisidir. Nişan geldiğinde hemen hastaneye gitmek gerekmez. Bu doğumun çok yaklaştığını bugün yarın doğumun gerçekleşeceğini gösterir. Hazırlıkları gözden geçirmek için zamanınız vardır.
Bazen ise hiç doğum sancıları başlamadan amniyon suyu gelebilir. Suyun gelmesi hafif hafif ama sürekli şekilde olabileceği gibi birden bacakları ıslatır tarzda da olabilir. Bu durumda da acil olarak doktorunuzu arayınız. Doğumdan önce su keseleri yırtılan gebe kadınların çoğunluğu 12 saat içinde ilk kasılmaları hissederler; kalanların çoğu bunları 24 saat içinde hisseder. Sularınız geldikten sonra anne ve bebeğin enfeksiyon kapma ihtimalinden dolayı max. 24 saat içinde doğum gerçekleşecektir.
Kanama gebelik süresince riskli bir durumdur. Her türlü kanama dikkatlice değerlendirilmelidir. Az veya çok kanamanın olması doğumun habercisi olmakla beraber gebelikle ilgili bir problemi de ifade edebilir.
Bebeğin hareketlerinde azalma hissedilmesi durumunda da hastaneye başvurulmalıdır. Bu da bebeğin sıkıntıya girdiğinin işareti olabilir. Bu durumda genellikle NST çekilerek ve ultrason değerlendirmesi yapılarak karar verilir.

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Emzirme Sıklığı ve Süresi



 Süt salgılanmasının uyarılması için, ortalama üç dakika geçtiğinden, bebek ilk gün her memede en az beş dakika tutulmalıdır, sonra bu süre uzatılmalıdır. Emzirme sırasında en etkili uyarıyı ilk emzirilen meme aldığından, bir sonraki emzirmede, ilk olarak diğer meme verilmelidir. 
 Beslenme sıklığı bebekten bebeğe değişir. Bebek her istediğinde emzirilmelidir. Bebek ağzını açarak, aranarak, sonunda da ağlayarak açlığını belli eder. İlk aylarda bebek uyandığında genellikle açtır ve emzirilmek ister..  İlk haftalarda emzirme aralıkları bir-iki saat gibi çok kısa olabilir. Her emzirme sonrası memede yapılan süt miktarı biraz daha artacağından, zamanla 
beslenme aralıkları uzayacaktır. 

İlk bir yaş içinde ortalama günlük emzirme sayısı ;

• Doğum–1 hafta 8–12 kez/ gün 
• 1 hafta–1 ay 8–10 kez/ gün 
• 1–3 ay 6–8 kez/ gün 
• 3–7 ay 5–6 kez/ gün 
• 7–8 ay 4–5 kez/ gün 
• 9–12 ay 3–4 kez/ gün 

Anne sütü bebek için gerekli tüm besinleri ve suyu yeterli miktarda içerdiğinden, anne sütü ile beslenen bebeklerin ilk aylarda başka bir ek besine veya suya gereksinimleri yoktur. Çok sıcak havalarda bile anne sütü bebeğin susuzluğunu giderir. Sıcak iklimlerde de anne sütü alan bebeklere su vermek gerekmez. Bebeğe su verilecek olursa, bebeğin midesi su ile dolacağından anne sütü almak istemeyecektir. 
Bunun sonucu olarak da bebek memeyi daha az emecek ve memede süt yapımı azalacaktır. 
Annelerin en sık karşılaşılan yakınmaları, sütlerinin yeterli miktarda olmadığıdır. Bebeğin ağlaması, kendi memelerinin boş ya da yumuşak olması, bebeğin parmağını emmesi gibi durumlar da anneler tarafından buna kanıt olarak gösterilmektedir. Yetersiz süt kavramı ancak bebeğin gelişimine göre karar verilebilecek bir durumdur. Üstelik doğum yapmış kadınların %95–99'unun, bebeği besleyebilecek kadar süt üretme yeteneğine sahip olduğu belirtilmektedir . 
Bebeğe ilk altı ay yalnızca anne sütü verilmesi yeterlidir. Sağlıklı her anne, bebeği her istediğinde ve doğru şekilde emziriyorsa, yeterli sıvı alıyorsa, aşırı yorulmuyorsa, bebeği için yeterli süt üretebilir. Anne sütü geçici olarak azalabilir. Bu durumda önlemler alınırsa süt üretimi hemen artar. 
Bebek günde altı-sekiz kez idrar yapıyorsa, ağırlığı haftada yaşına uygun şekilde artış gösteriyorsa, annenin sütü yeterlidir. Her emzirmede ilk gelen süt daha az yağ içeren “önsüt”tür. Bebek emmeyi sürdürdükçe sütün bileşimi değişir, yağ miktarı artar. En fazla yağ içeren süt, emzirmenin sonunda salgılanan süttür. Buna “sonsüt” denir. Bebeğin hem önsüte hem de sonsüte ihtiyacı vardır. Sonsütteki yağ  23 inek sütündekine benzemez. Daha hafiftir ve sindirimi daha kolaydır. Bu yağ bebek için çok değerli bir enerji kaynağıdır. Bebeğin yeterli kilo alması için yağın sağladığı enerjiye ihtiyacı vardır. Bebek memeye doğru yerleştirilip doyana ve memeyi kendisi bırakana kadar memede tutulursa, hem önsütü hem de sonsütü alır. 
Emzirme süresi her meme için ortalama 15 dakikadır, çoğu bebek her iki memeden emme ihtiyacı duyar. Önce bir memeyi bitirmesine izin verilir, daha sonra diğer taraf verilir. Bebek ilk emmeyi daha kuvvetli emeceğinden, anneye bir sonraki emzirmede son emzirdiği memeyi ilk olarak vermesi önerilir. Eğer bebek bir meme ile beslenmiş ise, bir sonraki emzirmede diğer meme verilmelidir. 
 Emzirme süresinde aşırılık bir sorunun göstergesi olabilir. Eğer yeni doğan çok kısa emiyorsa (her göğüs için 10 dakikadan az), yeterli süt almıyor olabilir. Daha büyük süt çocukları her meme için beş-yedi dakika ile ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Bunun yanı sıra 50 dakikadan daha uzun süren beslenme bebeğin efektif emmediğini gösterir .

8 Temmuz 2014 Salı

Doğuma Hazırlık:)))



20 Temmuz 'da Doğuma Hazırlık eğitimine gelmek ister misiniz?




“Doğum dönüşüm için en muazzam zamandır: Bir bebek doğar, bir kadın anne olarak doğar, bir erkek baba olarak ve bir aile aile olarak doğar.”
-  Gurmukh Kaur Khalsa

Doğum şekli ne olursa olsun, her doğum bir mucizedir!
Doğumu doğru öğrenip,  korkulardan özgürleşerek, eşiniz ve bebeğinizle yapacağınız bu en özel yolculuğun neşesini hissedip, tadını çıkarmanız için size destek olacağız :))

 Eğitim içeriği:

 Hamilelik döneminde egzersiz yapmanın yararları
Bedeni ve zihni doğuma hazırlamak
Doğumun aşamaları
Doğum şekli ve doğum yeri hakkında karar verebilmek
Hamilelik döneminde ve doğum esnasında yardımcı olabilecek pozisyonlar, nefes teknikleri,
Kegel egzersizi,
perine masajı
Hamilelik süresince oluşan kaygıları azaltmak, doğum esnasında sancılar ile başa çıkabilmek için olumlama teknikleri
Doğum planı oluşturmak
Doğumla ilgili korkulardan kurtulmak
 Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı
 Hastane uygulamaları hakkında bilgilendirme

Doğum hakkında tüm detaylar konuşulacaktır.

 Eğitim Tarihi: 20 Temmuz pazar saat 11:00-15:00  olacaktır.
 Eğtim ücreti: 100TL
Eğitim yeri: Caferağa mah. Arayıcıbaşı sok. Çınar apt. No:3/4 Kadıköy

Katılım sınırlı olduğu için mutlaka emaille kayıt yaptırmanızı rica ederim. 
bebeimgeliyor@hotmail.com

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Biberon Temizliği nasıl olmalı?

Biberonun içindeki süt kalıntıları zamanla bakteri üretir ve bu bakteriler hızla çoğalır. Bakteriler biberondan vücuda girip kana karışabilir. Biberon, emzik gibi ürünleri suda kaynatıp mikroplardan kurtarabilirsiniz.
Biberon veya emzik gibi bebek malzemesi üreticileri genel olarak ürünlerin üzerin etiketlerini yapıştırırlar. Bu etiketler yardımı ile ürünün güvenli olduğuna ya da steril olduğuna dair bilgi edinebilirsiniz. Uzmanlar da bu özellikteki yani güvenli ve steril özelliğindeki ürünlerin alınması önerisinden bulunuyor. Aksi takdirde almayın. Çünkü bebeğinizin sağlığını tehdit eden unsurlar içerebilir. Bir diğer seçenek ise biberonu sıcak su ve sabunla elde yıkamak. Fakat bu durumda dikkat edilmesi gereken husus güzel ve temiz bir şekilde kurulandığından emin olmak.
Bebeğiniz 1 yaşını doldurduktan sonra artık malzemeleri bulaşık makinesinde yıkayabilirsiniz. 80 derecede yıkanan malzemeler tam bir sterilizasyon sağlamış olur.
İlk satın alındıklarında su ile yıkanıp, beş dakika suda kaynatılmaları gerekir. Bundan sonra tercihen bulaşık makinesinde veya sıcak sabunlu su ile yıkanmalı ve durulanmalıdır. Daha sonra temiz bir havlu veya benzeri bir örtü üzerinde kurumaya bırakılmalıdır. Bebek beslenmesinde kullanıldıktan sonra içerisinde mama bekletilmemelidir. Kalan mama dökülüp, fırça yardımıyla önce su ile daha sonra sabunlu su ile yıkanmalıdır. Bundan sonra da 5-10 dakika kaynar suda kaynatılmalıdır. Bir sonraki beslenmeden önce yine durulanmalıdır. Bir sterilizatör alınması tavsiye edilir.

5 Temmuz 2014 Cumartesi

EK GIDAYA GEÇEN ANNELERİN SIK SORDUĞU SORULAR:


BEBEĞİME SU VERMELİ MİYİM?

Sadece anne sütü ile beslenen bebeğin suya ihtiyacı yoktur.Ek gıdalara başlandığında öğünlerden sonra hem ağız içini temizlemek hem de sindirime yardımcı olmak için 4-5 kaşık su verebilirsiniz. Eğer bebeğiniz kabız olmuşsa, havalar çok sıcaksa bu miktarı arttırabilirsiniz.

YİYECEKLERİNİ HAZIRLARKEN TUZ, ŞEKER, SALÇA, BAHARAT KOYABİLİR MİYİM?

Bir yaşına kadar yiyeceklerine tuz, şeker, baharat koymamalıyız.9. aydan sonra aile sofrasından seçilen az tuzlu, baharatsız yemeklerden tattırabilirsiniz.

ÇALIŞMAYA BAŞLAYACAĞIM, SÜTÜMÜ NASIL SAKLAYABİLİRİM?

Bebeğinizi evden çıkmadan emzirin, bebeğiniz evde 3–4 saatte bir beslenirken siz de aynı saatlerde iş yerinizde sütünüzü sağıp buzdolabında muhafaza ederek soğuk olarak eve götürebilirsiniz. Sütünüz oda ısısında 4–6 saat, buzdolabının alt kısmında 24 saat, buzluk da 3 ay, dondurucuda 6 ay tazeliğini korur. Sütünüzü etiketleyip, üstüne tarih yazın. En eskiden en yeniye doğru kullanabilirsiniz. Siz eve ulaşmadan 2–3 saat önce bebeğiniz beslenip sizi aç beklemesi sağlanırsa eve geldiğinizde emzirmeniz kolaylaşacaktır.

BEBEĞİME HER ÖĞÜNDE NE KADAR VERMELİYİM?

Bunun standart ölçüsü yoktur. Bebeğin boyutlarına ve metabolizma hızı ile de değişebilir. Bebeğinizin büyümesi normal sınırlarda ise bebeğiniz her öğünde kendine yetecek kadar besin almaktadır. Ek gıdalara başlama aşamasında ilk 2–3 ay halen ana öğün anne sütüdür. Ek gıdalar yavaş yavaş artırılır. Öğünde tam doza ulaşıldığında ortalama bir öğün 150–200 gr olacaktır.

BEBEĞİME ET VE ET ÜRÜNLERİ NE ZAMAN VERMELİYİM?

Bebeğiniz 7 aylık olduğunda çorbalarına yağsız dana eti iki defa çekilmiş olarak bir kaseye yemek kaşığı orantısında konmaya başlanır.1-2 ay sonrada balık ve tavuk eti vermeye başlanabilir. Üst ve alt dişleri çıktıktan sonra köfte şeklin de verile bilinir.

NASIL HAZIRLAMALIYIM?

MEYVE SULARI:
Bebeğinize ilk başlayacağınız ek gıda genelde meyve sularıdır. Mevsimin doğal meyvelerini cam rende de rendeleyerek fazla posasını süzüp verebilirsiniz. İki emzirme arasında saat 10:00-11:00 arası verebilirsiniz. Miktarı bebeğin alabildiği kadardır ama genelde 50-100 ml arası alabilir. Çilek, portakal, mandalinayı 1 yaşından sonra verebilirsiniz. Kışın elma, armut, havuç; yazın ek olarak kayısı, şeftali verebilirsiniz. Kuru kayısı haşlanıp ezilerek kışın verilebilir. Başlangıçta meyveleri tek tek vererek denemek doğru olur. Herhangi bir yan etki ishal, kabızlık, deride kızarıklık, kusma vb. olmazsa denenmiş meyve karışımlar şeklinde verebilirsiniz.
Meyve sularına başladıktan sonra 15 gün için de posalı olarak vermeye alıştırmalısınız.

YOĞURT:
Ev yapımı yoğurt tercih edilmelidir. Yoğurt yapmak için kaynatılmış taze süt ya da günlük pastörize süt kullanabilirsiniz. Maya olarak yoğurt ya da kefir kullanabilir. Kaynatılıp soğutulmuş 100 cc kadar süte 1 çay kaşığı yoğurt mayası katılır, üstü örtülerek 3–4 saat bekletilir.

SABAH KAHVALTISI:
Meyve ve sebzeden sonra, 6–9 ayda başlanılır. Sabah uyandığında son emzirmeden iki saat sonra verebilirsiniz.

YUMURTA SARISI:
Kayısı kıvamında çeyrek olarak başlanır 5 günde bir arttırılıp 20. günde tam sarıya geçilir. Haftada 3-4 yumurta sarısına kadar vere bilirsiniz.

PEYNİR:
Orta yağlı beyaz peynir ince dilim kesilmiş şekilde suda 20–30 dk. tuzunu kaybedecek şekilde bekletilip kullanılır. Pekmez, tereyağı veya zeytinyağı hazırladığınız miktara göre 1 çayı/tatlı kaşığı kadar eklenir.
Anne sütü, devam maması, süt bazlı kaşık maması, su veya ıhlamur gibi bitki çayları ile bebe bisküvisi 2–3 adet veya 1 dilim ekmeği karıştıra bilirsiniz.
Ekleneceklerin oranı bebeğinizin yiyebildiği miktara göre arttırılabilir. Sabah kahvaltısında bir yaşına kadar reçel, krem çikolatalar, şeker verilmemelidir.

SEBZE ÇORBASI:
6. Aydan sonra verilir. Mevsimine göre havuç, kabak, patates haşlatılarak, buharda ya da düdüklü tencerede pişirilir,1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenebilir. Blender ya da rondo kullanılmadan ezilerek püre veya çorba kıvamına getirilir. Üç gün arayla yeni bir sebze eklenilerek sebze karışımı oluşturulur. Sebzeler mevsimine göre seçilir. Sindirimin olgunlaşmasına göre sıra oluşturulacak olursa kabak, balkabağı, havuç, semizotu, ıspanak, brokoli, fasulye, patates, pancar, pırasa, soğan, karnabahar, lahana sayılabilir. Çorba iki günlük hazırlanabilir. İrmik veya pirinç 6.ve 7. , kırmızı mercimek 8.-9. aydan itibaren eklenebilir.7. aydan itibaren iki defa çekilmiş kıymayı 1 kâseye yemek kaşığı orantısında ekleyebilirsiniz. Bazı günler kendiniz için hazırladığınız ev yapımı tarhana çorbası, yayla çorbası verebilirsiniz. İlk bir yılda çorbalarına tuz, biber, domates, patlıcan, baharat koymayınız.

Bebek giysilerinin yıkanmasında dikkat edilecek hususlar nelerdir?


Bebeklerin cildi erişkinlerden çok daha hassastır. Kullanılan temizlik malzemesine bağlı olarak kolaylıkla alerjik reaksiyon gelişebilir. Sadece bebek giysileri için olan deterjanlar kullanılacağı gibi, kokusuz ( parfümsüz) ve renksiz deterjanlar da kullanılabilir. Sabun yerine çamaşır deterjanları tercih edilmelidir. Sabunlar kumaş dokusuna zarar verebilmektedir. Kıyafetleri yıkamadan önce mutlaka yıkama talimatı okunmalıdır.
Bebek çamaşırları için ağartıcı, yumuşatıcı ve güçlü leke çıkarıcıları kullanılmamalıdır.
Bebek giysileri alındıktan sonra mutlaka yıkanıp öyle kullanılmalıdır. Saklanırken naftalin ve güve ilaçları kesinlikle kullanılmamalıdır.

Bebeğinizin kıyafet seçiminde ve kullanımında dikkat edilecek hususlar nelerdir?


Bebeğinizin kıyafetlerini yaşa göre değil, kilosuna göre almalısınız. Bebeğiniz doğum ağırlığı
4000 gr olarak bekleniyorsa yenidoğan için olan giysileri çok kısa süre küçük gelecektir. Bebekler ilk birkaç ayda çok hızlı büyürler ve giysileri çabucak küçük gelmeye baslar. İlk aylarda 0-6 ay bedenler daha kullanışlı olabilir.
Boyundan açılmaya başlayarak ayağa kadar fermuarlı ya da çıt çıtlı olanlar tercih edilmelidir. Sık bez değiştirileceği için altı kolaylıkla açılıyor olmalıdır. Geniş yakalı olması baş kısmından kolayca geçmesini sağlar.
Doğal iplikten ve özellikle pamuklu giysiler bebek cildi için en uygun olanlardır. Ütü gerektirmeyen giysiler daha kullanışlı olacaktır.
Kıyafet seçerken mutlaka kullanma ve yıkama talimatlarını okuyun. Hem kullanımda hem de kıyafetleri yıkarken size yardımcı olacaktır.
Bebeğinizi hava sıcaklığını göz önünde bulundurarak giydirin. Özellikle kış aylarında çok kalın giysiler yerine gerektiğinde çıkarılabilecek üst üste giyilebilen giysiler giydirin.
Bebeğinizi giydirirken baş kısmından giysiyi çabucak geçirmek gerekir. Soyarken de önce ayak ve kollar çıkarılıp, sonra giysi boyunda toplanıp arkadan öne doğru çıkarılmalıdır.
Bebekler soyunup giyinmekten pek hoşlanmadıklarını unutmayın. Ayrıca aniden ağlamaya başlıyorlarsa bunun nefes almalarının bloke olmasının yarattığı panik olduğunu da belirtelim.
Çok sıkı çoraplar ve giysiler hareketlerini engelleyeceği için pek uygun değildir. Özellikle sıkı çoraplar içinde ayak parmakları hareketsiz kalacaktır. Dantelli, saçaklı, bağcıklı giysiler bebekler için uygun olmayabilir. Dantelleri kavradığında parmakları arasında sıkışabilir, bağcıklara dolanabilir.
Bebek kıyafetlerinin dikiş yerleri sert olmamalı, kaşındırmamalı ve kalın olmamalıdır.
Tüylü, boyası çabuk çıkan, tüyleri kolay çıkabilen kalın kazaklar tercih edilmemelidir. Aynı şekilde bebeğini sürekli kucağına alan anne de kıyafetlerini seçerken buna dikkat etmelidir.
Bebekler ilk aylarda sürekli kusabilir, bezinden idrar kaçırabilir. Bu nedenle annenin giysileri de kolay yıkanabilen türden olabilir. Ayrıca parfümlü ve renkli deterjanlar yerine daha kokusuz ve parfümsüz deterjanlar kullanılmalıdır.

BEBEĞİNİZE KIYAFET SEÇERKEN DİKKAT EDİLECEKLER:


Yenidoğan bebek cildi o kadar hassastır ki üzerine giydirdiğiniz giysiden çok çabuk etkilenebilir. Bu nedenle ona kıyafet seçerken güvende ve rahat olması için dikkat etmeniz gereken bazı kurallar vardır.
Düğmeler ve fiyonklar
Bebeğinize kıyafet alırken kendinize alıyormuşsunuz gibi düşünmemelisiniz. Beğendiğiniz bir kıyafeti sadece güzel göründüğü için alırken bebeğinize aldığınız kıyafetin tehlikelerini göz önünde bulundurmalıyız. Örneğin düğme ya da fiyonk gibi ayrıntılar çok şık dursa da bunları alırken kontrol etmeli, çabuk çıkıp, kopmadıklanna bakmalısınız. Aksi halde bebeğiniz bu düğmelerden ya da fiyonklardan birini yutma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Aynı zamanda düğmelerin ağzına yakın olmaması da önemlidir; çünkü biraz hareketlenmeye başlayan çocuklar özellikle de diş çıkarırken düğmeleri ısırmak isteyebilirler; bu da boğazına kaçmasına neden olabilir.
Fonksiyonel
Bebeğinizin kıyafetini özellikle ilk aylarda çok sık değiştirmeniz gerekebilir. Altını sıkça kirletebilir. Bu nedenle kullanışı kolay olan ürünleri seçmelisiniz. Örneğin çıt çıtlı tulumları alttan kolayca açabilir ve bezini değiştirebilirsiniz. Bebeğinizin bezini kolaylıkla değiştirebilmeniz için çıt çıtlı badiler size kolaylık sağlayacaktır. Aynı şekilde yaka kısmında çıt çıt olan ya da boyun kısmı geniş olan giysilerle de bebeğinizin üzerini değiştirmek daha kolay olacaktır.
Mevsim değişiklikleri
Bebeğiniz daha doğmadan alışveriş yapmaya başladıysanız önceden kıyafet almanın yanlışlığına düşebilirsiniz. Bebeğinizin doğacağı ayı iyi tespit etmeli o mevsime göre kıyafetler seçmelisiniz. İlk doğduğu aylarda genelde tulum tipi kıyafetler giydirmek çok daha kullanışlı olacaktır. Bu nedenle alışverişi çok fazla abartmamakta yarar vardır.
Beden
Bebeğinize giysi seçerken bedenini yeni doğmuş bebek boyutlarında alabilirsiniz; fakat şunu da göz önünde bulundurun; gelecek hediyeler çoğunlukla yeni doğan bebek için olacak ve bunun için yeterince kıyafet birikecektir. Size tavsiyemiz bebeğinize doğmadan çok fazla kıyafet almamanız ve doğmasını beklemeniz.
İkinci el
Bebeğinize yakın çevrenizin verdiği kıyafetleri giydirmenizde hiçbir sakınca yoktur; çünkü bebekler o kadar hızlı büyür ki zaten o kıyafetler de en fazla buya da iki kere giyilmiştir. Böylece maddi olarak da rahat etmiş olursunuz.
• Bebeğinizin kıyafetlerini yaşa göre değil kilosuna göre almalısınız. Bebeğiniz doğum ağırlığı 4000 gr olarak bekleniyorsa yenidoğan için olan giysileri çok kısa süre küçük gelecektir. Bebekler ilk birkaç ayda çok hızlı büyürler ve giysileri çabucak küçük gelmeye başlar. İlk aylarda 0–6 ay bedenler daha kullanışlı olur.
• Boyundan açılmaya başlayarak ayağa kadar fermuarlı ya da çıt çıtlı olanlar tercih edilmelidir. Sık bez değiştirileceği için altı kolaylıkla açılıyor olmalıdır. Geniş yakalı olması baş kısmından kolayca geçmesini sağlar.
• Doğal iplikten ve özellikle pamuklu giysiler bebek cildi için en uygun olanlarıdır. Ütü gerektirmeyen giysiler daha kullanışlı olacaktır.
• Çok sıkı çoraplar ve giysiler hareketlerini engelleyeceği için pek uygun değildir. Özellikle sıkı çoraplar içinde ayak parmakları hareketsiz kalacaktır. Dantelli, saçaklı, bağcıklı giysiler bebekler için uygun olmayabilir.
• Tüylü, boyası çabuk çıkan, tüyleri kolay çıkabilen kalın kazaklar tercih edilmemelidir
Yenidoğan bebeğiniz için ihtiyacınız olacak giysiler nelerdir?
4-6 adet body, bunlardan 1-2 tanesi yenidoğanlar için; diğerleri 0-3 ay olarak seçilebilir.
Göbek bağı düşene kadar body yerine 1-2 adet t-shirt de alınabilir.
4-6 adet pijama ya da tulum alınabilir. Kış aylarında ayak kısımları kapalı olabilir. Ancak yaz ayları için ayak kısımları kapalı olmamalı ya da kolay açılabilmelidir.
Kış aylarında 2-3 adet uyku tulumu, 1-2 adet battaniye, 2-3 adet sweat shirt gerekebilir.
Dışarıda giydirmek için kar tulumları, bere, eldivenler olmalıdır.

BEBEK KIYAFETLERİNDEKİ LEKELERİ NASIL ÇIKARABİLİRİZ?


Giysi üzerinde kurumuş, katılaşmış lekeler önce kazınmalı ya da silinmelidir. Lekeler hemen soğuk suda ıslatılmalı; eğer leke çıkmıyorsa deterjan ile soğuk suda 30 dakika bekletilmeli, sonrasında sıcak su ile normal yıkama yapılmalıdır. Lekeli çamaşırlar çamaşır makinesinde yıkanırken giysi üzerindeki yıkama talimatında belirtilen en yüksek sıcaklıkta deterjan eklenerek yıkanmalıdır.
. Kıyafet seçerken cildin sağlığı için pamuklu olan kıyafetler tercih edilmeli. Bebeklerin kıyafet değişimi yetişkinlerinki gibi değil tabi. Günde en az 3 kez üstünü değiştirip terli bırakmamak gerekir. Elbiseleri tam ve yedekleri ile birlikte bulunmalı. Body, çorap, tulum, alt bezleri vb. Bahar mevsimlerinde giydirebileceğiniz tulumlar bulundurun. Bebeğin ilk zamanlarında giysiler çabuk küçüleceği için çok almaya gerek yok. Bebeğin göbek kordonu düşmeden evvel üzeri kapalı olduğundan endişelenecek herhangi bir durum olmaz.

Çok sayıda bebek giysisi geçişi sağlamak için düzenlenmiştir zaten. Eğer bebek doğmadan elbise almak isterseniz Ultrasonla baktırdıktan sonra kilosuna göre alabilirsiniz. Yeni doğanlar baş kısımlarından daha kolay üşütecekleri için mevsime göre kalın veya ince şapka taktırın. Belli bir dönem bebeğin ısısını düzenli tutmak daha az üşütmesini sağlar. Üşütmesin diye bebeğinizi sıkmayın. Üst üste giydirmeyin. Kıyafetleri yıkarken kendi deterjanınızı kullanmayın. Yumuşak pamuklu olması için uygun bir deterjan tercih edin. Yada sabun kullanmakla durumu düzeltebilirsiniz. Otomatik makinede kullanmak için sabunlar var. Ama bebeğin elbiseleri makineyi doldurmayacağından elle yıkanabilir ama bu pratik olmaz. Elle yıkama tozu işinizi görecektir. Bebeğe su emici alt kurulama havlusu ve banyo havlusu bulundurun.

Elbise almada yukarıda belirttiğimiz bilgiler dışında bebeğin hangi mevsimde doğmasıda etkiler. Eğer yaz sonu doğacaksa daha çok son bahara ve kışa yönelik alınmalı. İnce elbiseler azınlıkta alınmalı. Tabi yakınlarınızdan gelen hediye elbiselerde düşünülerek alış veriş yapılmalı.

Bebeğinizin ihtiyacı olabileceği bazı elbiseler şunlar olabilir; 4-6 adet body(hepsi yeni doğan için olmamalı diğer dönemlerde de kullanacağı şekilde alış veriş yapılmalı.), 1-2 adet t-shirt, 4-6 tane pijama(kış için ayakları kapalı olanlar seçilebilir), 2-3 adet uyku tulumu, kar tulumu, bere, ve eldivenler alınabilir.

4 Temmuz 2014 Cuma

19 TEMMUZ DA BEBEK MASAJI VE BEBEKLERDE CİLT BAKIMI HAKKINDA TOPLANTIMIZA GELMEK İSTER MİSİNİZ?




SEVGİ DOLU BİR DOKUNUŞ HER ŞEYE DEĞER!



Bebek masajı, bebeğinizle aranızdaki duygusal bağı güçlendirecek ve daha çok yakınlaşmanızı sağlayacak güçlü bir iletişim yoludur. Bebeğinize sabırla, sevgiyle ve şefkatle dokunmanız, onun gelişimine büyük katkıda bulunur. Dokunarak veya konuşarak iletişim doğru kurulduğunda bebeğiniz sevildiğini, istendiğini, değer verildiğini anlar. Masaj, bebeğinizi sakinleştiren ve rahatlatan, bedensel ve ruhsal gelişimini olumlu yönde etkileyen keyifli bir etkinliktir. Bilinçli bir şekilde rahatlamayı öğrenmesi, büyümenin yaratacağı zorluklarla başa çıkmasında bebeğinize yardımcı olacak çok önemli bir avantaj ve bu ilk günlerinde ona verebileceğiniz en değerli hediye olur. Bebeğinizin korunmaya, bakılmaya, sevilmeye ihtiyacı var. Yaşamın ilk dönemlerinde onun anladığı bir tek sevgi dili var: Dokunmak. Onu daha iyi tanımanız ve onunla sevgi dolu bir ilişki kurabilmeniz için bebek masajı harika bir fırsat…
Bu toplantıda '' Bebeğinize nasıl masaj yapacaksanız? '' Bu sorunun cevabını öğrenmenizin yanı sıra Çocuk Dr.Başak Namdar Çelikkan da bizlerle olacak. Bize bebeğimizin cildi hakkında bilgiler verecek.Sizler de doktorumuza istediğinizi sorabileceğiniz inter aktif bir toplantı olacak.

Toplantıya bebeğinizle birlikte gelirken,istersenizeşiniz de size eşlik edebilir.

Katılmak isteyen anneler,yanlarında bir penye battaniye ve birbanyo havlusu getirmeleri yeterli olacaktır.

Eğitim Tarihi: 19 temmuz 2014 saat 15:00-18:00

Eğitim Yeri: Ataşehir Baby Sensory www.babysensory.com.tr mekan hakkında bilgi alabilirsiniz.

Eğitim Ücreti: 50 TL


Katılımcı sayısı sınırlı olduğu için bebeimgeliyor@hotmail.com mutlaka kayıt yaptırmanız gerekir.

1 Temmuz 2014 Salı

21 HAZİRAN DA DR. BAŞAK N.ÇELİKKAN İLE BİRLİKTE YAPTIĞIM EK GIDA SEMİNERİ








Geçen ay Çocuk Doktoru Başak Namdar Çelikkan ile yaptığımız Ek Gıda toplantısını bu sefer annelerin talepleri nedeniyle Avrupa yakasında da yaptık. Mekan olarak da ikimizin de çalıştığımız İstanbul Florence Nightingale hastanesinde yapmaya karar verdik. Hastane yönetimininde bizlere olan desteğiyle 21 Haziran da toplantı kararını aldık.
Ben bu toplantıyı sosyal medya hesaplarımda paylaştım. Daha önceden daha önceden sanal ortamda tanıştığım anne ve bebeğiyle bu vesileyle de tanışacaktım. Başak ile çok heyecanlıydık. Talep yaz ol
olmasına rağmen çok güzel oldu. Anneler, bebekler ve hatta bazı babalar İstanbul Florence Nightingale Hastanesinin konferans salonunu doldurdu.
Hepimiz bebeklerimiz doğduğunda nasıl bebeğimi emzireceğim, sütüm yetiyor mu gibi kaygılar yaşadık. Zamanla herkes belli bir düzen oluşturdu. Tam “oldu” derken bebeklerimizin artık ek gıdaya geçmesi gerekiyor. Bu dönem çoğu anne için yine bir kaygı, kafa karışıklığı demek.

 Ek gıdaya geçerken seminerinde Dr. Başak ile birlikte ;
-Ek gıdalara neden başlanır?
-Ek gıdalara ne zaman başlanmalıdır?
-Anne sütü alan bebeğe 4. Aydan sonra ek gıda başlanmalı mı?
-Anne sütü alan bebek, 6-12 ayılık dönemde nasıl beslenmeli? 
-Ek gıdalara başlayınca anne sütü azalırsa ne olacak?
-Ek gıdalara başlarken dikkat edilecek konular nelerdir? 
-Bebek ek gıda istemezse ne yapılabilir? 
-Pürtüklü gıda alırken bebek öğürürse ne yapılabilir?
-Acaba blender kullanmalı mıyım?
-Diş çıkarma döneminde ne yapmalı?
 -Ek gıdalara başlandığında anne-bebek ilişkisi
 -Bebek ne zaman kaşık kullanmaya başlanmalı?
  -Devam sütleri, kaşık mamaları hakkında bilmeniz gerekenler
  -Örnek tarifler konularını anlattık.
Bunların yanında benim son dönem de takip ettiğim Baby Led Weaning- Bebeğin kendi kendine yemesi ekolunden bahsettim. Hatta bu konuyla ilgili hazırladığımız videoyu annelerle paylaştık. Çok da eğlenceli oldu.







Bioderma firmasından Sevgili Aykan bey ve Bioderma'a çok teşekkür ederiz. Kendileri katılan annelere hediyelerinin yanı sıra annelerden gelen özellikle Atopik dermatit ile ilgili sorularına Başak hanımla birlikte verdiği cevaplar, annelerin Bioderma ürünleri hakkında merak ettiklerini cevaplaması seminerimizi gerçekten çok zenginleştirdi.Yaz aylarında özellikle annelerin en çok merak ettiği hangi güneş kremi soruları ve kullanımı hakkında katkıları nedeniyle çok teşekkür ederiz.

Gıda mühendisi Tuğba yani Makarna Lütfen'in annesi bizlerin ve annelerin sorularına verdiği cevaplar ve katkılar çok yararlıydı. 

Bu seminer de bizlerin ve annelerin yanında olan; Makarna Lütfen, Bioderma, Humana, Babyland ve Baby Sensory'e çok teşekkür ederiz.
Ayrıca mekan olarak çalıştığımız hastane olan  İstanbul Florence Nighitnagale Hastanesine de bu semineri yapmamıza izin veren hastane yönetimine çok teşekkür ederiz:)